Mahihaber - Dini Haberler - Diyanet Haberleri

Kandil Geceleri Ve Berat

Hilalhaber yazarı Ejder Aşit bugünkü yazısında Berat Kandili ile ilgili bir yazı kaleme aldı.

2017-05-10 12:10:57
Kandil Geceleri Ve Berat
İşte o yazısı: Mübarek gün ve geceler diye bir tabir din ve düşünce hayatımızda yer etti. Farzları yerine getirmekten gevşek davrananlar bu gün ve gecelere sarılıyor, bu gece için uydurulan hadis rivayetlerle avunuyor, diğer gün kaldığı yerden aynı yaşantısını devam ettiriyor. Yani Hristiyanlık gibi din protestanlaşıyor, bu gecelerde sanki arınma seansına dönüyor. Diyanette konuyla ilgili gelişmeler olsa da kemikleşmiş kitle karşısında kült haline gelmiş düşünceleri açıkça karşısına almaya çekiniyor. Fakat yeri geldikçe yeterli olmasa da bilgilendirmelerde bulunuyor. Bu gecelerde televizyon ve radyolarda hem ağlayıp hem de müslümanların hissiyatıyla oynayıp ağlatan din tacirleri mersiyeler düzmekte, boy verdikleri ekranlarda şan şöhretlerini artırmakta, İslami olmayan hikâye, fabl, zuhurat, rüya ve israiliyyatlar dinmiş gibi sunmaktadırlar. Nefsi okşayan bu tutumları, çıktıkları kanallara ciddi bir maddi gelir sağladığı gibi kendileri de kazanmaktadırlar. Mevlithanların şuursuzca cezbeye tutulmuş olarak okudukları Süleyman Efendi mevlidi de işin tuzu biberi oluveriyor, izleyenleri mest ediyor. Dinin içini boşaltıp kalıbına değer biçmeye çalışıyorlar. Dolayısıyla kişisel ve toplumsal dini ruhi bunalımlar türüyor, kaçınılmaz son geliyor. Hac ve umre; ibadet turizmi ve babayı ziyaret, Ramazan; zayıflama ve diyet ayı, Kur’an; sevap kazanma ve teganni kitabı, namaz; yere koç vurma, zikir; zikirmatik veya boncuklarla belli sayıda kelime kavram çekme, Allah resulünü anma ve anlama; salavat yarışı… Yerinden edilen kavramlar domino taşı gibi birbirini tetikliyor, biri düştükçe öteki de yerinden ediliyor. Allah resulü döneminde mübarek addedilen hiçbir gün ve gece rastlamamaktayız. Bu gün ve gecelere ait tüm hadis rivayetleri mevzu(uydurma)’dur. Sahabe arasında gündem olmamıştır. Hiçbir sahabe, böyle bir arayış içinde olmamıştır. Hz.Aişe’ye Nebinin belli gün ve geceler için yaptığı özel ibadetler sorulmuş, o da olmadığını belirtmiştir.(Buhari) Kuran’da geçen ve son vahyin iniş gecesi olarak bize bildirilen tek gece Kadir gecesidir. Bu gece, Kuranın 97. Suresine de isim olmuştur. Gök kapılarının insanlığa son kez sofrasını açmasından dolayı , bereketli bir gece olarak nitelenmiştir(Duhan-3). O geceyle alakalı gerçek ise, Ramazanın son on gününde vuku bulduğudur. Geceyi arayan bir sahabi olmamıştır, bu bizim için ilginç bir bilgidir. Demek ki Kadir gecesini, ‘Kim hakkıyla kuranı anlamaya başladıysa, o gün onun için kadir gecesidir’ şeklinde anlayabiliriz. İslam tarihinde bu gecelerin ihdası ve kutlanmaya başlanması, Şii Fatımi devleti (909/1171) zamanında olmuştur. Sultanlarının doğum gününü kutlamak isteyen devlet ricali, müslüman halktan tepki almamak için önce Nebi as. Doğum gününü kutlamış, peşinden sultanlarınınkini kutlayarak meşru bir yol oluşturmuştur. İlk kutladıkları gece de ‘Mevlid Kandili’dir. Daha sonra Osmanlı döneminde II. Selim, (1566-1574) halka haber vermek için bu gecelerde minarelerde kandil yakmış dinimize, dilimize ve fikrimize böyle yerleşmiştir. Berat Gecesi Şaban ayının 14’nü 15’ine bağlayan geceye beraat gecesi denmiştir. Bu gecede Allah’ın günahkârları affettiği iddia edilmiş ve Allah resulüne dayandırılan rivayetlerde gündüzün oruç, gecenin ibadetle geçirilmesi gerektiği salık verilmiştir. Diğer gecelerde olduğu gibi bu gece için de söylenen rivayetlerin tümü uydurmadır. İslamın ilk dönemlerinde bunun bidat olduğu belirten fetvalar vardır. Böyle bir gecenin varlığı, Kur’an ayetleriyle de terstir. Çünkü Allah, Kur’an’ın hiçbir yerinde tevbenin kabulüne belli bir zaman dilimi biçmemiştir. Can boğaza dayanmadan yapılan her tevbenin kabul olunabileceği belirtilmektedir. “Yoksa günah işleyip de kendisine ölüm gelince: "İşte ben şimdi tevbe ettim." diyen kimselerin tevbesi kabul edilmez. Kâfir olarak ölenlerin de tevbeleri kabul edilmez. İşte bunlara ahirette can yakıcı bir azap hazırlamışızdır(Nisa süresi-18).” “Ancak kendilerini yakalamanızdan önce tevbe edenler başka. Bilin ki Allah, çok bağışlayan ve çok merhamet edendir. (Maide Süresi-34)” Tevbe, her nedamet ve pişmanlık sonrası yapılır. Allah’ın sonsuz rahmetinin simgesidir.70 küsur ayette geçer. Ayetlerimize inananlar sana geldikleri zaman onlara şöyle söyle: Selam olsun size! Rabbiniz rahmeti kendi üzerine yazdı. Sizden her kim bilmeyerek bir kötülük işleyip de sonra arkasından tevbe eder, kendini düzeltirse, muhakkak ki O, bağışlayan, esirgeyendir (Enam süresi-54) “Kim yaptığı haksızlıktan sonra tevbe eder, halini düzeltirse, şüphesiz Allah, onun tevbesini kabul eder. Çünkü Allah bağışlayan, merhamet edendir.(Maide süresi-39)” “Rabbinizden mağfiret dileyin, sonra O'na tevbe ile yönelin. Şüphesiz ki, benim Rabbim çok merhametlidir, çok sevendir(Hud Süresi-90)” “Hâlâ Allah'a tevbe edip O'ndan af dilemiyorlar mı? Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.(Maide süresi-74)” Müslümanların bu şekilde yönlendirilmesi dini bir sapmadır. Zira bu gece; önceden ölenlerin tevbelerinin kabul olunmayacağı izlenimini veriyor, insanları Allah’a yaklaştıracağına uzaklaştırmaktadır. ‘Dini hayat süreklilik ve kararlılık isteyen zihni ve kalbi bir yatkınlıktır. Yılın birkaç gün veya gecesinde dini hayatı yaşayıp belli davranışları tekrarlamak dindar olmanın dünyevi ve uhrevi sonuçlarını doğurmaz. Bu açıdan bakıldığında kandiller münasebetiyle gösterilen faaliyetler doğrudan İslam'ın bir emir veya tavsiyesi değil çeşitli müslüman toplumların gelenekleri konumundadır. (TDV Ans. Kandil Md.) Tavrımız ne olmalıdır? Genellikle bu konularla alakalı problemler dile getirildiğinde, halkın camilere akın etmesinden ötürü hikmetli davranılıp konuşulmaması ve kutlanması gerektiği ifade edilir, dinin anlatılması hususunda fırsat olarak belirtilir. Özel gün ve gecelerde insanlar çeşitli kutlamalar yapıyorsa, bu gecelerde de kutlamaların yapılmasında bir beis görülmediği ifade edilir. Hâlbuki bizim burada belirttiğimiz, olayın farklı bir yönüdür. Bunların din adına yapılması ve dini olarak görülmesidir. Dinsel bir ibadet olarak görülmedikçe bir sorun yoktur. Bidat demek; sonradan çıkan her şey değil, dindeki yeni uydurmalardır, ince nüans farkı budur. Bilinçli kardeşlerimizin bu geceleri kutlamalarını doğru bulmuyorum. Ailelerini, akrabalarını ve çevresinde değer verdikleri arkadaşlarını üslubunca uyarmaları gerekir. Bunların dinde yeri olmadığını anlatmalıdır. Hiçbir şey yapamıyorsa, gelen mesajlara cevap vermeyebilir veya cevabi olarak uyarıcı, bilgilendirici mesaj yollayabilir. Eğer bireysel olarak yeteri kadar bilgileri yoksa, bu bilgiyle de donanmaları gerekir. Çünkü anlamayanlar, anlatamazlar. Bu yüzden alınanlar olabilir. Onlarla irtibat kesmek yerine de irtibat kurulmalı, durum izah edilmelidir. Çünkü ‘alınma’, yeteri olarak anlaşılmamış olmasından kaynaklıdır. 
SİZİN YORUMLARINIZ

Reklam

Namaz Vakitleri

GAZETE SAYFALARI

Gazete Manşetleri

Mekke Medine Kudüs Canlı Yayın

Mekke Medine Kudüs Canlı Yayın

Oyun ve Eğlence - Çocuklar İçin

Çocuklar için Oyun Eğlence

Twitter

Puan Tablosu

Takımlar
O
P
  • 1
    Galatasaray
    15
    32
  • 2
    Medipol Başakşehir
    15
    30
  • 3
    Fenerbahçe
    15
    29
  • 4
    Beşiktaş
    15
    27
  • 5
    Kayserispor
    15
    27
  • 6
    Göztepe
    15
    27
  • 7
    Trabzonspor
    15
    25
  • 8
    Bursaspor
    15
    24
  • 9
    Demir Grup Sivasspor
    15
    22
  • 10
    Teleset Mob. Akhisarspor
    15
    19
  • 11
    Kasımpaşa
    15
    18
  • 12
    Aytemiz Alanyaspor
    15
    17
  • 13
    Evkur Yeni Malatyaspor
    15
    16
  • 14
    Osmanlıspor FK
    15
    14
  • 15
    Atiker Konyaspor
    15
    14
  • 16
    Antalyaspor
    15
    14
  • 17
    Gençlerbirliği
    15
    12
  • 18
    Kardemir Karabükspor
    15
    8

Facebookta Mahihaber

2017 Dini Günler

2017 Dini Günler

tesbihatlar

tesbihatlar