Mahihaber - Dini Haberler - Diyanet Haberleri

Kudüs’te Türkiye-Ürdün rekabeti

Kudüs’te Türkiye-Ürdün rekabeti

2017-02-25 06:29:35
Kudüs’te Türkiye-Ürdün rekabeti

Ürdün ve Türkiye Kudüs’te güç kazanmak için yarışıyor ve görünen o ki gelinen noktada üstünlüğü Türkiye ele geçiriyor.

Türkiye ve Ürdün Kudüs’te nüfuz için rekabet ederken kentte giderek yaygınlaşan Türk bayrakları, Türk lokantaları ve Erdoğan fotoğrafları Türkiye’nin bu yarışta öne geçtiğinin işareti olabilir. İngilizceden Türkçeye çevrilmiştir.

Ürdün, Kudüs’teki azalan etkinliğinin açık bir işareti olarak Mescid-i Aksa’nın avlusuna güvenlik kameraları kurmak için İsrail’le yaptığı anlaşmayı geçtiğimiz günlerde iptal etti. Kameralar Harem-i Şerif’te güvenliğin sağlanmasına katkıda bulunacaktı ancak Filistin Yönetimi bu konuda kendisiyle istişare edilmediği için projeden hoşnut değildi.

Öte yandan Türkiye’nin Kudüs’teki etkinliğinin ivme kazandığı görülüyor. Arap sivil toplum kuruluşları Türkiye’nin Kudüs’teki kutsal mekânların korunmasına yaptığı katkılara teşekkür olarak 25 Nisan’da İstanbul’da “Teşekkürler Türkiye” festivalini düzenledi. Etkinliğe Hamas Siyasi Büro Şefi Halid Meşal’in yanı sıra Mescid-i Aksa’nın vaizi de olan Kudüs Müftüsü Şeyh İkrime Sabri katıldı. Ayrıca festivalde Türkiye’ye Kudüs halkına artan miktarlarda yaptığı ayni ve maddi yardımlar ve kentte gerçekleştirdiği milyon dolarlık yardım ve kalkınma projeleri nedeniyle de teşekkür edildi.

Bu gelişmeler Ürdün ve Türkiye’nin Kudüs’te yer değiştirdiğine işaret ediyor olabilir. Türkiye etkinliğini artırdığı izlenimini verirken Ürdün nüfuz kaybediyormuş gibi görünüyor.

Sabri Türkiye’nin rolünü Al-Monitor’a şöyle değerlendirdi: “Türkiye’nin yardımları kutsal kentin genel olarak yenilenmesine katkı yaptı, toplumsal ve insani projelere sağlanan kaynaklarla Kudüs halkının mağduriyetleri hafifletildi. Kudüslüler olarak biz kente yaptıkları yardımlar için Türkiye cumhurbaşkanına, hükümetine ve halkına şükran duyuyoruz.”

Azalan Arap desteği nedeniyle Türk yurttaş ve kurumlarının Kudüs’e daha çok gelmesi gerektiğini söyleyen Sabri şöyle devam etti: “Kendi iç sorunlarıyla, kanlı çatışmalarla meşgul olan Arap ülkeleri şehri ihmal ediyor. Kaldı ki Türkiye ile Arap ülkeleri arasında nüfuz rekabeti de var.”

Geriye dönüp Ürdünlü ve Türk konukların Kudüs’te nasıl karşılandığını kıyaslarsak nüfuzların nasıl değiştiği, Kudüslülerin Türkiye’ye nasıl derin bir takdir duygusu beslediği belki anlaşılabilir. 15 Mayıs 2015’te Kudüs’e gelen Türk Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez son derece sıcak şekilde karşılandı ve Mescid-i Aksa’da cuma hutbesini okuması istendi.

Bir hafta sonra kente gelen Ürdün Baş Yargıcı Ahmed Halil ise bu ziyaretten rencide olmuş olmalı. Zira Halil’in cuma hutbesini okuması ve camide dua etmesi engellendi. Evkaf Bakanı Hayel Davud’un da yer aldığı Ürdün heyeti saldırı girişimine maruz kaldı ve Mescid-i Aksa avlusundan kaçmak zorunda kaldı.

Türkiye bugün Kudüs’e destek olarak daha fazla çaba sarf ediyor. TİKA, Meşale Uluslararası Öğrenci Derneği ve Kanadil gibi Türk kuruluşları yardım projeleri yürütüyor.

TİKA’nın Kudüs’teki koordinatörü Bülent Korkmaz Al-Monitor’a şu bilgileri aktardı: “Türkiye’nin Kudüs’teki projeleri insani ve yardım amaçlı. Bunların arasında Kudüs Üniversitesi’nin 10 milyon dolar tutarındaki öğrenci konutlarının tamamlanması, Şeri Mahkeme arşivinin donanımı, huzurevi tadilatı, Ramazan ayında dağıtılan binlerce sahur ve iftar yemeği, Kudüs’teki okullara sağlanan elektronik teçhizatlar, ev ve dükkânların onarımı ve bazı okullara yeni dersliklerin eklenmesi yer alıyor.”

Türkiye’nin Kudüs’teki artan etkinliği iki nedene bağlanabilir: Birincisi Türkler, Mescid-i Aksa için destek isteyen Müslüman kardeşlerine, özellikle de Sünnilere karşı güçlü dayanışma duygularına sahip. İkincisi Türk liderleri bölgede Osmanlı İmparatorluğu’nun Arap ve Müslüman dünyasındaki rolüne benzeyen bir rol üstlenmek istiyor. Türkiye’nin Filistin bölgelerine artan desteği de muhtemelen bununla açıklanabilir.

Kudüs’teki FKÖ merkezinde Harita ve Ölçüm Dairesi’nin başkanlığını yürüten ve Yahudi yerleşimleri konusunda Filistinli bir uzman olan Halil Tüfekçi Al-Monitor’a şöyle konuştu: “Türkler ile Ürdünlülerin Kudüs’teki rekabeti son derece aşikâr, özellikle de yardımlar ve inanç turizminin yaygınlaştırılması bakımından. Bu rekabet açıkça ilan edilmese de Türkiye’nin mali yardımları ve Kudüs’te inanç turizmine verdiği destek Kudüs’te Türk nüfuzunun arttığına, buna karşın Ürdün nüfuzunun önemli ölçüde azaldığına işaret ediyor. (…) Ürdün-Türkiye rekabetinin ekonomik boyutu da var. Amman, Kudüs’e giden Türk turistlerin Ankara’dan doğrudan İsrail’in Ben Gurion Havaalanı’na uçması yerine karayoluyla seyahat ederek Ürdün’den geçmesini ve böylece kendi hazinesine gelir sağlamak istiyor.”

Türk heyetlerinin Kudüs ziyaretleri devam ediyor. Son olarak 21 Nisan’da Filistin’in Kudüs işlerinden sorumlu bakanı Adnan El Hüseyini Kudüs’le ilgili konuları görüşmek üzere Türk Kızılay Derneği’nden bir heyeti ağırladı.

Türkiye bir süredir Kudüs’le bağlarını güçlendirmeye çalışıyor. Diyanet İşleri Başkanlığı nisan 2015’te Mescid-i Aksa’yı umre programlarına dahil etti. Buna göre Türk vatandaşları üç gün Kudüs’te, dört gün Medine’de, yedi gün de Mekke’de kalacak.

Filistin’in eski Kudüs Bakanı Halid Ebu Arafa konu hakkında Al-Monitor’a şöyle konuştu: “Ürdün ve Türkiye’nin Kudüs’teki rekabeti sır değil ama iki ülke ilişikleri bozulmasın diye bu rekabetin örtülü kalması sağlandı. Ankara’nın Kudüs’teki nüfuzunu artırma hedefi güttüğü, vatandaşlarını Mescid-i Aksa’yı ziyaret etmeye teşvik ettiği, çok sayıda Kudüslü öğrenciye Türkiye’de okumaları için burs verdiği ortada. (…) Türkiye, kendisini Kudüs’ün koruyucusu olarak gören Ürdün’e danışmadan yetkililerini Kudüs’e gönderiyor ve Ürdün’ü kızdırıyor. Aslında Türkiye’nin Kudüs’e yönelik resmi ziyaret planlarını Ürdün’e bildirmesini gerektiren herhangi bir anlaşma yok. İsrail’in de Türkiye’nin Kudüs’teki artan etkisinden rahatsız olduğu anlaşılıyor. Zira Türkiye güçlü bir devlet, oysa Ürdün aynı güce sahipmiş gibi görünmüyor.”

Gelişen Türk ekonomisi ülkenin gücünü yansıtırken Ürdün ekonomisi sıkıntılı günler yaşıyor. İsrailli araştırmacı Pinhas İnbari’nin nisanda yayımlanan çalışmasına göre İsrail, Kudüs sokaklarında giderek daha çok görülen Türk bayrakları ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan resimlerinden rahatsız olsa da Türkiye’nin artan etkinliğine ses çıkarmıyor.

Ürdün ve Türkiye’nin Kudüs’teki nüfuz rekabeti yıllardır siyasi konuşmalara da yansıyor. Yakın zamana kadar Türkiye’nin başbakanı olan Ahmet Davutoğlu Kudüs’ten defalarca “bizim meselemiz” diye söz etti, 7 Kasım 2014’te de “Kudüs bizim davamızdır.” dedi.

Erdoğan da eylül 2015’te İsrail’in Kudüs’e ve Mescid-i Aksa’nın bulunduğu Harem-i Şerif’e yönelik ihlallerine müsamaha gösterilmeyeceği uyarısında bulunurken İsrail’in ateşle oynadığını söyledi. Ürdün Kralı II. Abdullah ise geçtiğimiz şubatta camiyi koruma görevinin Ürdün kraliyet ailesinin Kudüs üzerindeki himayesi dahlinde olduğunu belirtti.

Kudüs ve Kutsal Mekânlara Destek İçin İslami-Hristiyan Komisyonu’nun Genel Sekreteri Hanna İsa Al-Monitor’a şöyle konuştu: “Kudüs’teki kutsal mekânları Ürdün himaye ederken Türkiye, güçlü ekonomiye sahip zengin bir ülke olması bakımından Kudüslülere mali destek ve yardım hizmetleri sağlıyor. Ürdün’ün ekonomisi ise tökezliyor.” Üç milyar dolar bütçe açığı veren Ürdün yeni yeni toparlanmaya başladı. Ürdün hâlen 1 milyon Suriyeli mültecinin yükünü taşıyor ve bölgesel istikrarsızlığın ağır baskısı altında bulunuyor.

Ancak İsa’ya göre “Kudüs ve Kudüslülere hizmet adına iki ülke koordinasyona devam ediyor.”

Türkiye’nin Hamas’la da yakın ilişkileri var. Ürdün’ün Hamas’la ilişkileri ise Hamas liderlerinin Amman’dan gönderildiği 1999’dan bu yana adeta sıfır düzeyinde. Katar’ın sayısız arabuluculuk girişimine rağmen ilişkiler onarılamadı.

Ürdün’ün ekimde Filistin Yönetimi’ne danışmadan Mescid-i Aksa’ya kameralar kurmak için İsrail’le anlaşması Filistin Yönetimi’yle ilişkilerine de gölge düşürdü. Filistin Yönetimi Başkanı Mahmud Abbas, can düşmanı Muhammed Dahlan’ın Ürdün’den destek görmesinden rahatsız. Dahlan nisanda Amman’ı ziyaret etmişti. Bu durum da Türkiye’nin lehine işleyebilir. Türkiye Kudüs’teki nüfuzunu Ürdün karşısında daha da büyütebilir.

Kudüs’te giderek yaygınlaşan Türk bayrakları, Türk döner dükkânları ve duvarlardaki Erdoğan resimleri Türklerin Kudüs’teki nüfuzlarını artırma konusunda ciddi olduğunu gösteriyor.

www.al-monitor.com/
Adnan Abu Amer,

SİZİN YORUMLARINIZ

Reklam

Namaz Vakitleri

Videoerk

videoerk

GAZETE SAYFALARI

Gazete Manşetleri

Mekke Medine Kudüs Canlı Yayın

Mekke Medine Kudüs Canlı Yayın

Twitter

Puan Tablosu

Takımlar
O
P
  • 1
    Galatasaray
    12
    26
  • 2
    Medipol Başakşehir
    12
    26
  • 3
    Beşiktaş
    12
    22
  • 4
    Kayserispor
    12
    22
  • 5
    Fenerbahçe
    12
    20
  • 6
    Demir Grup Sivasspor
    12
    19
  • 7
    Bursaspor
    12
    18
  • 8
    Göztepe
    12
    18
  • 9
    Teleset Mob. Akhisarspor
    12
    18
  • 10
    Aytemiz Alanyaspor
    12
    17
  • 11
    Trabzonspor
    12
    16
  • 12
    Kasımpaşa
    12
    15
  • 13
    Evkur Yeni Malatyaspor
    12
    14
  • 14
    Antalyaspor
    12
    13
  • 15
    Atiker Konyaspor
    12
    11
  • 16
    Osmanlıspor FK
    12
    8
  • 17
    Kardemir Karabükspor
    12
    8
  • 18
    Gençlerbirliği
    12
    8

Facebookta Mahihaber

2017 Dini Günler

2017 Dini Günler

tesbihatlar

tesbihatlar