Mahihaber - Dini Haberler - Diyanet Haberleri

Kuveyt'in İbresi de Yahudi'ye Kaydı

Arabistan'ın Yahudi sempazitanlığı Kuveyt'e de sıçradı, Filistin Yanlızlaştılıyor

2017-11-27 15:59:00
Kuveyt'in İbresi de Yahudi'ye Kaydı

Suudi Arabistan ile İsrail arasında süren yakınlaşma halen gündemdeyken, Kuveytli gazeteci Abdullah el-Hadlak 'O topraklar İsrail'e vaadedilmiştir, Onlar işgalci değil' dedi.

         27.11.2017 13:01:36
Kuveyt'in çok izlenen TV kanallarından El-Rai'de 19 Kasım akşamı yayınlanan bir programdakonuşan Kuveytli gazeteci Abdullah el-Hadlak, ‘o topraklar İsrail'e Allah tarafından verildi' dedi. ileri sürdü. İsrail'in Filistin'de yağma yapmadığını, o toprakların İsrail'in hak edilmiş yurtları olduğunu savunan el-Hadlak, ortada zaten Filistin diye bir yerin de olmadığını söyledi. İzleyicileri şoke eden konuşmasına, program sunucusunun “İsrail'i ne olarak tanımlamalıyız? İsrail nedir? Bir devlet mi, grup mu, terör organizasyonu mu?” sorusu üzerine başlayan el-Hadlak, şu ifadeleri kullandı:

‘ONLAR YAĞMACI DEĞİL'

“Her şeyden önce İsrail bağımsız, egemen bir devlettir. BM'de sandalyesi vardır ve demokratik ülkelerce tanınmaktadır. İsrail'i tanımayanlar ise ya tiranlık ya da baskıcı devletlerdir. Mesela Kuzey Kore, İsrail'i tanımaz. Ama onun tanımayışı, İsrail'in egemenliğinden bir şey eksiltmez. İsrail bir devlettir, terör organizasyonu değildir. İsrail, ‘yağma ve işgal oluşumu' olarak nitelendirilemez. İsrail'in yağmacı olduğu argümanı hem dini hem de siyasi açıdan çürütülebilir. Dini perspektiften baktığımızda Kur'an'da Maide Suresi'nin 21. ayeti, Yahudilerin kutsal topraklarda hakları olduğunu ispatlar. Allah o Surede şöyle buyuruyor: ‘Ey kavmim. Allah'ın size yazdığı kutsal toprağa girin.' Yani Allah, Yahudilere o toprakları tahsis etti.”

TOPRAKLAR VADEDİLMİŞ

“Yahudiler orayı yağmalamadı. Yahudilerden önce o topraklarda olan her kimse, onlar yağmacı ve işgalcidir. Bu yüzden ben, ‘Siyonistler o toprakları yağmalıyor' gibi modası geçmiş, köhne sloganlardan ve terimlerden hoşlanmıyorum. Gerçek şu ki, benim Arap olmam hiçbir suretle İsrail'i tanımama engel olmamalı. Arap kimliğimi ve mensubiyetimi reddetmeden İsrail'i bir devlet ve somut bir gerçeklik olarak tanıyorum. İşgal diye bir şey yok. Kendilerine vadedilmiş topraklara dönmüş olan bir halk var.”

"FİLİSTİN DİYE BİR YER YOK"

Kendisini Müslüman olarak tanımlayan Kuveytli Abdullah el-Hadlak, bütün Müslümanların, İsrail'in Filistin topraklarında hakkı olduğunu kabul etmesi gerektiğini söyledi. “Kadim Yahudi tarihinin İslam'dan daha eski olduğunun farkında mısınız? Bu nedenle biz Müslümanlar, Yahudilerin o topraklarda hakları olduğunu kabul etmek zorundayız. Ve Yahudiler o toprakları yağmalamadılar. Yahudilerin yağmaladığını söyleyenler hala 1950'lerin ve daha öncesinin zihniyetiyle düşünüyorlar. İsrail devleti 1948 yılında kurulduğunda Filistin diye bir devlet yoktu” diyen Hadlak, program sunucusunun, “Öyleyse biz 60 yıldır savunduğumuz bu ismi nereden aldık?” sorusuna ise şöyle cevap verdi: “Filistin diye bir şey hiç varolmadı. Arap ülkelerinde yaşayan farklı topluluklar vardı. Kenanlılar, Amelekliler veya başka bir sürü topluluk isimleri vardı. Hatta Kur'an ayetinde bile geçer: ‘Orada çok güçlü ve zorba bir kavim var.' Bazıları o kavme ‘cebbar' demiştir. Bu yüzden ‘Filistin' adında bir devlet yok. Bunda ısrar ediyorum.”

"KEŞKE BİR İSRAİL ASKERİ OLSAM"

Hadlak, 2006'daki bir yazısında “Keşke bir İsrail askeri olsaydım” demiş, sadece kendisinin ya da bir tek kişinin değil, bütün Arap gençliğinin İsrail'in askeri olması gerektiğini savunmuştu.

resized_ef328-c986c689ekran2

İSRAİL ve ARAP DÜNYASI YAKINLAŞIYOR

İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu'nun Veliaht Prens Muhammed bin Selman'ın 'ılımlı İslam' açıklamasına paralel olarak “Bölgedeki ılımlı güçlerle daha yakın ilişkiler kurmaktayız. Mısır ve Ürdün ile barışık olduğumuz gibi ılımlı diğer Arap ülkeleri ile de barışı sağlamaya çalışıyoruz” açıklaması yapması, Lübnan Başbakanı Saad Hariri'nin Riyad'da istifa etmesi ve İsrail'in Lübnan'a gireceği iddiaları...

İLK İTİRAF İSRAİLLİ BAKANDAN

Gündemdeki iddialar halen tartışılırken Suudi Arabistan-ABD yakınlaşmasının ardından uzun süre konuşulan Riyad-Tel Aviv temaslarına ilişkin ilk itiraf İsrail Enerji Bakanı Steinitz'ten geldi. Steinitz, ülkesinin diplomatik ilişkisi bulunmayan Suudi Arabistan ile 'İran'a karşı' gizlice iletişim kurduğunu söyledi.

SUUDİ BASINA KONUŞAN İLK İSRAİLLİ

Bu açıklamanın ardından ise İsrail-Suudi Arabistan arasında bir ilk yaşanmış ve İsrail Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot, Suudi Arabistan'ın "İlaf" gazetesine röportaj vermişti. Bir Suudi Arabistan gazetesine röportaj veren "ilk" İsrail Genelkurmay Başkanı olan Eisenkot, İran'ın Ortadoğu'daki nüfuzunun hem İsrail hem de Suudi Arabistan için kaygı verici olduğunu söylemişti.

SUUDİ MÜFTÜ'DEN 'İSRAİL' FETVASI

Suudi Arabistan Müftüsü ve Ulema Heyeti Başkanı Abdülaziz Al-i Şeyh de böyle bir ortamda çok tepki çeken bir fetva vermişti. Şeyh, "İsrail'e karşı savaşmanın caiz olmadığını, Hamas'ın terör örgütü olduğunu ve Hizbullah'a karşı İsrail ordusuyla iş birliği yapılabileceğini" dedi.

Haberde söz konusu fetvanın Kur'an'ı Kerim'e kaşrı olduğu belirtilerek Mümtehine Suresi 8 ve 9. ayetler verildi:

“Allah dininiz sebebiyle sizinle savaşıp sizi ülkenizden çıkarmaya kalkışmayanlara iyilikte bulunmanızı, onlara da adaletle davranmanızı size yasaklamaz. Ama Allah, dininiz için sizinle savaşan, sizi yurtlarınızdan eden ve ülkenizden çıkarılmanıza destek verenleri dostlar edinmenizi yasaklar. Kim onları dost edinirse onlar zalimlerin ta kendisidirler."

BAE'Lİ GENERAL: İSRAİL KARDEŞİMİZ, ABD ABİMİZ

Birleşik Arap Emirlikleri'nde general olarak görev yapan pilot Abdullah el Hashmi, Savunma ve Havacılık ajansı ile gerçekleştirdiği röportajda ABD ile ülkesinin sadece müttfik olmadığını, iki ülke arasında kazan-kazan durumunun olduğunu belirtti. BAE'nin askeri kabiliyetini arttırmasının İsrail için herhangi bir tehdit olup olmadığı sorusuna cevap veren al Hashmi, "BAE ve İsrail iki kardeş ülkedir. ABD ise iki ülke arasındaki farkı denetleyen abidir" dedi.

YAHUDİ BLOG YAZARI MESCİD-İ NEBEVİ'YE GİRMİŞTİ

Geçtiğimiz günlerde İsrail'in ünlü blog yazarlarından Ben Tzion'un, Medine'deki Mescid-i Nebevi'de verdiği poz büyük tartışmalara neden olmuştu. Veliaht Prens Muhammed bin Selman ise ABD basınına, “Peygamberimiz döneminde de Mekke ve Medine'de Hristiyanlar ve Yahudiler vardı” diyerek bu ziyarete meşruiyet kazandırmaya çalışmıştı.

GAYRİMÜSLİMLERİN MESCİD-İ NEBEVİ'YE GİRMESİ YASAK

Hz. Muhammed'in (s.a.v) Medine'ye hicretinden hemen sonra ashabıyla birlikte bina ettiği mescit olan Mescid-i Nebevi'ye gayrimüslimlerin girmesi Tevbe Suresi 28. ayet sebebiyle yasak iken Tzion'un bu hareketi tepki çekti.

TEVBE SURESİ 28. AYET

Tevbe Suriye 28. ayeti: Müşrikler (Allah'a ortak koşanlar) sadece bir necistir (pisliktir). Artık bu yıldan sonra Mescid-i Haram'a yaklaşmasınlar. Ve eğer yoksulluktan korkarsanız, Allah şâyet dilerse (Kendi) fazlından sizi yakında zenginleştirecektir. Muhakkak ki Allah; Alîm'dir, Hakîm'dir.

timeturk.com

SİZİN YORUMLARINIZ

Reklam

Namaz Vakitleri

GAZETE SAYFALARI

Gazete Manşetleri

Mekke Medine Kudüs Canlı Yayın

Mekke Medine Kudüs Canlı Yayın

Oyun ve Eğlence - Çocuklar İçin

Çocuklar için Oyun Eğlence

Twitter

Puan Tablosu

Takımlar
O
P
  • 1
    Galatasaray
    15
    32
  • 2
    Medipol Başakşehir
    15
    30
  • 3
    Fenerbahçe
    15
    29
  • 4
    Beşiktaş
    15
    27
  • 5
    Kayserispor
    15
    27
  • 6
    Göztepe
    15
    27
  • 7
    Trabzonspor
    15
    25
  • 8
    Bursaspor
    15
    24
  • 9
    Demir Grup Sivasspor
    15
    22
  • 10
    Teleset Mob. Akhisarspor
    15
    19
  • 11
    Kasımpaşa
    15
    18
  • 12
    Aytemiz Alanyaspor
    15
    17
  • 13
    Evkur Yeni Malatyaspor
    15
    16
  • 14
    Osmanlıspor FK
    15
    14
  • 15
    Atiker Konyaspor
    15
    14
  • 16
    Antalyaspor
    15
    14
  • 17
    Gençlerbirliği
    15
    12
  • 18
    Kardemir Karabükspor
    15
    8

Facebookta Mahihaber

2017 Dini Günler

2017 Dini Günler

tesbihatlar

tesbihatlar