Mahihaber - Dini Haberler - Diyanet Haberleri

Neshin dinimizdeki yeri

2017-02-25 06:02:53
Neshin dinimizdeki yeri


Neshin dinimizdeki yeri

Sual: Kur’an-ı kerimde neshle ilgili âyetleri Peygamberimiz, Eshab-ı kiramın ve Tâbiîn’in tamamı ve sonra gelen Ehl-i sünnet âlimleri açıkladığı hâlde, günümüzdeki bazı kimseler, neshi niye inkâr ediyorlar?

CEVAP

Ehl-i sünnet olmayanlar, Mutezile’ye inananlar ve aklını yanılmaz ölçü kabul edenler neshi inkâr ediyorlar. Neshi, bir yanlışı düzeltme olarak sandıkları için kabul etmiyorlar. Hâşâ nesh, yanlışı düzelteme değildir. İki âyet-i kerime meali:

(Biz, daha iyisini veya onun gibisini getirmeden, bir âyeti nesh etmez veya unutturmayız.)[Bekara 106]

(Allah neyi indireceğini çok iyi bilir. Biz bir âyeti [nesh edip] diğer bir âyetin yerine getirdiğimiz vakit, “Sen ancak bir iftiracısın” dediler. Hayır, onların çoğu [Kur’ân’ın hakikatini ve hüküm değiştirmenin faydasını] bilmezler.) [Nahl 101]

Böyle bir âyet nazil olunca kâfirler Resulullah sallallahü aleyhi ve sellem için, (Bugün emrettiğini yarın yasaklayıp Eshabı ile eğleniyor. O, Kur’an’ı kendisi uyduran bir iftiracıdır) derlerdi. Cenab-ı Hak bu âyetiyle onlara cevab veriyor. (Tefsir-i Şeyhzâde, Tefsir-i Râzî, Tefsir-i Medârik)

Nesh, ancak kulların ihtiyaçları sebebiyle olur. (Tefsir-i Râzî, Tefsir-i Hâzin)

Kurtubî tefsirinde nesh hakkında özetle deniyor ki:

Neshi bilmenin faydası çok büyüktür. Neshi, ahmak cahillerden başkası da inkâr etmez. Çünkü ahkâma dair karşılaşılan meselelerde helâl ve haramı bilmek hususunda bunu bilmeyi gerektiren pek çok husus vardır. Hazret-i Ali, camide insanlara vaaz ve nasihat veren birini çağırıp, (Sen nesh eden ve nesh edilen âyetleri biliyor musun?) diye sorar. O da, (Hayır) deyince, Hazret-i Ali, (Kendini de helâk ediyorsun, başkalarını da. Bu mescitten konuşma!) der.

Ubey bin Ka’b ve Hazret-i Âişe bildiriyor ki: Ahzab sûresi, uzunluk itibariyle Bekara Sûresi’ne denk uzunluktaydı. [Nesh edilerek bu hâle geldi.] Ebu Bekr el Enbarî şunu zikreder. Adamın biri geceleyin Kur’an-ı Kerim’den bir sûre okumak üzere kalktı, fakat o sûreden bir şey okuyamadı. Bir başkası kalktı, o da bir şey okumaya güç yetiremedi. Bir başkası da kalktı, o da o sûreden bir şey okuyamadı. Sabah Resulullah’ın huzuruna gittiler. (Yâ Resulallah, geceleyin Kur’ân-ı kerimden bir sûre okumak üzere kalktım da hiçbir şey okuyamadım) dedi. Bir diğeri de, (Allah’a yemin ederim, aynı durum benim de başıma geldi) dedi. Öteki de, (Allah’a yemin ederim, aynı durum benim de başıma geldi) dedi. Bunun üzerine Resulullah, (Bu, yüce Allah’ın dün nesh ettiği âyetlerdir)buyurdu.

Sonra gelen bazıları neshin caiz olduğunu kabul etmiyorlar. Hâlbuki önceki selefin şeriatta neshin vâki olduğuna dair icma ettikleri hususu susturucu bir delildir. [Bütün âlimlerce icma hâsıl olmuştur.]

Cumhur-u ulema, neshin emir ve nehiylere has olduğu, yüce Allah hakkında yalan söylemenin imkânsızlığı dolayısıyla haber verilen hususlarda neshin olmayacağını kabul etmişlerdir.

İlim adamlarımız der ki: Daha ağır bir hükmün hafifletilmesi caizdir. Cihadda on kişiye karşı sebat etme hükmünün iki kişiye karşı sebat etme hükmüyle değiştirilmesi gibi. (Enfal 65-66) Daha hafif bir hükmün daha ağır bir hükümle nesh edilmesi de caizdir. Aşure günü orucunun Ramazan ayında sayılı günler oruç tutma hükmü ile nesh edilmesi gibi. Oruç âyeti (Bekara 173) açıklanırken ağırlık veya hafiflik itibariyle birbirinin dengi olan hükümler de birbirini nesh edebilir. Kıblenin neshinde olduğu gibi… Bir hüküm nesh edilmekle birlikte onun yerine başka bir hüküm getirilmeyebilir. Hazret-i Peygamber’le özel bir şekilde konuşmak için önceden sadaka vermeyi emreden hükmün kaldırılması gibi. [Mücadele 1213]

Kur’ân, Kur’an’la, sünnet de ibare ile nesh edilebilir. Burada ibare, mütevatir olan hadistir.

Kur’ân-ı Kerim sünnetle de nesh edilebilir. Mesela Bekara sûresinin 180. âyeti, (Mirasçıya vasiyet yoktur) hadisiyle nesh edilmiştir. (Ebu Davud Tirmizî, İbni Mâce)

Âyette bildirilen zina edene sopa vurmak, evli olup da zina dolayısıyla recmedilen kimsenin zina haddi de düşmektedir. Bunu düşüren ise Resulullah’ın uygulamadaki sünnetidir.

Neshin her çeşidi Hazret-i Peygamber hayatta iken yapılmıştır. Vefatından sonra neshin olamayacağı üzerinde icma vardır.

Bekara sûresinin iddeti bir sene olarak tespit eden 240. âyetinin hükmü nesh edilmiş, fakat okunuşu kalmıştır.

Bazen hüküm nesh olunmaksızın tilavet nesh olunabilir. Recm âyeti gibi. Bazen hem tilavet hem de hüküm nesh olunabilir. Hazret-i Ebu Bekir’in şu sözü bunu ifade eder: (Babalarınızdan yüz çevirmeyiniz, çünkü o bir küfürdür) âyetini biz okurduk. Bu âyet önce tilavet olunup sonradan nesh edilmiştir. (Buhârî Müslim)

Buna benzer nesihler pek çoktur. (Yukarıdaki yazının tamamı Tefsiri Kurtubî’den alınmıştır.)

Hukuku islamiyye ve ıstılahat-ı fıkhiyye kamusu isimli kitapta özetle deniyor ki:

353 — Nesh, aklen ve naklen caiz ve vâkidir. Allahü teâlâ, kulları hakkında dilediği gibi tasarruf edebilir, kullarını bir zaman bir hükme, diğer bir zaman da başka bir hükme tâbi tutabilir, buna kimsenin itiraz hakkı yoktur. Nesh, naklen caiz ve sabittir.

357 — Kitap kitapla, sünnet sünnetle ve sünnet kitapla, kitap da mütevatir veya meşhur sünnetle nesh edilmiş olabilir.

Fahr-i âlem efendimize 9 zevceden başkası helâl olmayacağı âyeti kerimeyle beyan edilmişken, daha sonra dilediği kadar zevce edinmek mubah buyurulmuştur. Bu hâlde kitapla sabit olan bir yasağın hükmü, sünnetle nesh edilmiştir.

[Yalnız Kur’an diyenler, (Hadis, bir âyeti nasıl nesh eder?) diyorlar. Bunlar Kur’an-ı kerime inanmıyorlar. İnanan böyle söyleyemez. Allahü teâlâ, Kur’an-ı kerimde, (Resulüme tâbi olun, Resulüm neyi verdiyse alın, neyi yasakladıysa sakının. Onun [dine ait] her sözü vahye dayanır) buyurmuyor mu? Resulü, (Falan âyet nesh edildi) buyuruyor. Kur’an’a inanıp Resule tâbi olanın, inandım demesi gerekmez mi? Üstelik onun sözü vahye de dayanıyor. Yani Allahü teâlânın bildirdiğini söylüyor. Demek ki Kur’an’a inanmıyor. Kur’an’a inanmayanın da sözüne itibar edilmez.]

Nesh dört kısma ayrılır:

1- Hem tilâveti, hem de hükmü mensuh olan âyetler. Ahzab sûresinin âyetleri, Bekara sûresine eşitken, daha sonra bazılarının hükmüyle beraber tilâvetleri de nesh olunmuştur.

2- Tilâveti mensuh olmayıp yalnız hükmü mensuh olan âyetler. Zina eden kadınların sözle cezalandırılması ve evlerinde hapsedilmeleri hakkındaki âyetin hükmü nesh edilip tilâveti bâki kalmıştır.

3- Hükmü bâki kalıp yalnız tilâveti nesh edilen âyetler. (İhtiyar erkek ve kadın zina ederlerse ikisini de Hak teâlâ tarafından bir azap olarak recm ediniz) kavli şerifi, bir âyet iken sonra hükmü bâki kalıp tilâveti nesh olunmuştur.

4- Yalnız tilâvetin neshindeki hikmet, ümmetin Allah’ın emrine ne derece uyduğunu göstermektedir. Çünkü tilâvet olunan bir nas bulunmadığı hâlde onun mücerret rivayet edilen hükme uyulması, ümmetin ibadet hususundaki mükemmeliyetini gösterir.

Bir zaman ramazan şerif gecelerinde uyuduktan sonra yiyip içmek, zevceye yaklaşmak yasaktı. Sonra bunlar imsak vaktine kadar mubah oldu. İslâmiyet’in başlangıcında oruç tutmakla fidye vermek arasında muhayyer iken sonra oruç tutmaya muktedir olanlar için muhakkak oruç tutmaları farz oldu.

Şâmil ansiklopedisinde özetle deniyor ki:

Müslüman âlimlerin cumhuru, neshin hem eski şeriatlarda, hem de İslâm’da caiz ve vâki olduğunu bildirmişlerdir.

Yahudiler, neshe şiddetli karşı çıkmışlardı. Zira Yahudiler, neshi kabul ettikleri takdirde bunun, kendi şeriatlarının nesh edilmiş olduğu neticesine varacağını anlıyorlardı.

Müşrikler de, neshi İslâm için bir kusur olarak görüp, (Muhammed Eshabına dün emrettiğini bugün değiştiriyor; bugün yapılmasını emrettiği bir şeyi yarın kaldırıyor) diyerek Müslümanlıkla alay ediyorlardı. [Günümüzde de, Yalnız Kur’an diyenler, neshi hâşâ Allah’ın yanlışını düzeltme olarak görmekte, bu yönden müşriklere benzemektedir.]

Yeni kurulmaya başlanan İslâm toplumunun inkişaf ve tekâmülü icabı emir ve yasakları ihtiva eden bazı âyetlerin hükümlerinin sonradan kaldırılmasından daha tabiî ne olabilir? Kaldı ki nesh, ebedî olan inançlara dokunmayıp sadece ahkâmdaki emir ve yasaklara inhisar etmektedir. Bu değiştirmeyle müminlerin, dînî vecibeleri daha kolay ve pratik bir şekle sokulmuştur. Bu yüzden neshi Allahü teâlâya yakıştırmamak gibi bir düşünce yanlıştır.

Bazı âlimler, Necm sûresinin, (O, kendi arzusuna göre konuşmaz. O’nun sözü kendisine gelen vahyden başka bir şey değildir) mealindeki 4. ve 5. âyetleri delil göstererek Hazret-i Peygamber’in sözlerinin de nihayet vahye müstenid olduğunu, lafzı Hazret-i Peygamber’e, mânâsı Allahü teâlâya ait kudsî hadislerin bulunduğunu, dolayısıyla bunların da birer vahye dayandığını söyleyerek Hazret-i Peygamber’in sözlerinin Kur’an âyetini nesh ettiğini bildirdiler.

Neshin türlerine birer örnek:

1) Kur’an’ın Kur’an’la neshi: Bekara 180. âyetinin Nisâ 11. âyeti ile neshi.

2) Kur’an’ın Sünnetle neshi: Bekara sûresinin 180. âyetinin (Vârise vasiyet yoktur) hadisi ile neshi. (Buhârî)

3) Sünnetin Kur’an’la neshi: Beytül-Makdis’e doğru namaz kılarken Bekara 144. âyeti ile nesh edilip kıblenin Kâbe’ye çevrilmesi.

4) Sünnetin Sünnetle neshi: Yasaklanan kabir ziyaretine sonradan izin verilmesi,

Kur’an’ın kendi içinde neshi:

1-Kıraat ve hükmün birlikte neshi:

Sütkardeşliğinin tesbitinde beş emmenin yeterli olacağına dair olan âyetin daha sonra on emme ile sabit olacağına dair âyetle neshi bir örnektir.

2- Hükmün nesh edilip tilâvetinin bırakılması:

Bekara 115. âyeti, aynı sûrenin 144. ve 149. âyetleri ile nesh edilmiştir.

3- Tilâvetin nesh edilip hükmün yerinde kalması:

Zina eden evlilerin recmedilmeleri hakkındaki âyet bir örnektir.

Kur’an’da nesh edilen âyet sayısı âlimlere göre farklı ise de, nesh edildiğinde hepsinin ittifak ettikleri âyetler şunlardır:

Nisa 15 (Zina edenlere ev hapsi verilmesi.)

Nisa 16 (Zina edenler tevbe ederse, cezalandırılmaması.)

Enfâl 65 (Yüz Müslümanın bin kâfire galip geleceği âyeti, bir sonraki âyette 100 Müslümanın iki yüz kâfire galip geleceği bildirilmişti.)

Mücadele 12 (Resulullah’la konuşmadan önce sadaka veriliyordu.)

Müzzemmil 2-4 (Gece kalkıp namaz kılınması)

Diğer kitaplardan alınan bilgiler:

Buhârî’de bildiriliyor ki: Resulullah sallallahü aleyhi ve sellem, Muaz bin Cebelhazretlerini Yemen’e gönderirken, zekâtın, uşrun, kimlere verileceğini bildirirken, (Müslümanların zenginlerinden al, fakirlerine ver) buyurdu. Kur’an’da zekât verilmesi bildirilen mükellefe-i kulüp sınıfı, zekâtı zenginlerinden alıp, fakirlerine vermesini bildirdiği bu hadisle nesh edilmiştir.Eshab-ı kiramın hepsi, bunu kabul ederek, nesh edilmiş olduğuna ve artık bunlara zekât verilmemesi için icma hâsıl oldu. (İbni Âbidin, Nimet-i İslam) [Resulullah’ın buyurduğu neshi, Eshab-ı kiramın tamamı kabul ettiği hâlde, şimdi bazılarının kabul etmemesi hayret vericidir.]

Nesh, Resulullah hayatta iken olur. İcma ise, vefatından sonra olur. Bunu bilmeyenler, Hazreti Ömer’in nesh ettiğini sanıp, Hazret-i Ömer’e, Eshab-ı kirama ve fıkıh âlimlerine dil uzatıyorlar. [Hazret-i Ömer ve Eshab-ı kiram, din düşmanı mı da bir âyetin hükmünü kaldırsınlar? Bu ne çirkin iftiradır.]

Bekara sûresinin, (Sizden karısını geride bırakıp ölecek olanlar eşlerinin kendi evlerinden çıkarılmayarak bir yıl süreyle yararlanmasını vasiyet etsinler) mealindeki 240. âyeti, kadına miras hakkı tanıyan Nisa sûresinin 12. âyetiyle nesh edilmiştir.

Bir yıllık iddet süresi de Bekara 234. âyetiyle kısaltılmıştır. O âyette, kocası ölen kadınların, süslenmeden dört ay on gün iddet beklemeleri gerektiği bildiriliyor.

Mest üzerine meshin cevazı sünnetle ve icma ile sabittir. (Nesaî, İbni Mâce, İ. Ahmed)

İmam-ı Ebu Yusuf, mestlerin üzerine mesh hadisi, abdestte ayakları yıkamanın hükmünü kaldırdığını bildirmektedir.

Haram aylarda savaşmanın yasak olduğu âyeti nesh edilmiştir. (Hindiyye)

Hanefîlere göre kitap, kitapla, sünnet, sünnetle, sünnet, kitapla, kitab da mütevatir veya meşhur sünnetle nesh edilmiş olabilir. (İbni Âbidin)

Mutezile ve Haricîler, kitabın sünnetle nesh edilmesini kabul etmezlerse de de meşhur sünnet, kitabı tahsis eder. Bunda hiç bir ihtilâf yoktur. (Elfıkhü alel mezahibilerbea)

İmam-ı Nevevî, (Kocası ölen kadının bir sene iddet bekleyeceğini bildiren Bekara sûresinin 240. âyeti, hadisle nesh edilmiştir) buyuruyor (Sübülüs-selam şerhi)

Nur sûresinin, (Zina eden ancak zina edenle evlenir) mealindeki 3. âyeti, Nisa sûresinin üçüncü âyeti ile nesh edilmiştir. (Redd-ül muhtar)

Hadis kitaplarında nesh ile ilgili bazı hadisi şerifler:

(Kur’an-ı kerim âyetlerinin birbirini nesh etmesi gibi, benim hadislerim birbirini nesh eder.) [Deylemî]

(Zekât, Kur’an’daki her sadakayı nesh etti. Cünüplükten gusül, her türlü abdesti nesh etti. Ramazan orucu, diğer oruçları nesh etti. Kurban, diğer her türlü kurbanı nesh etti.) [Beyhekî]

Bekara sûresinin, (Ramazan ayı gelince oruç tutun) mealindeki 185. âyeti, (Kudreti olanlara bir yoksul doyuracak kadar fidye vermek borçtur) âyetini nesh etti. Ondan önce oruç tutmayıp fidye verenler de oluyordu.) [Buhârî, Müslim, Tirmizî, Ebu Davud]

(Mal çocuğa, vasiyet de ebeveyne aitti. Sonra Allah bundan dilediğini nesh etti. Erkeğe, kadına verilen hissenin iki mislini, ebeveynin her birine de altıda bir, kadına sekizde bir ve dörtte bir, kocaya yarı ve dörtte bir hisse verdi.)[Buhârî]

İki yabancı adam yemin edip, biri diğerine mirasçı olurdu. Nisa sûresinin, (Yeminlerinizin bağladığı kimselere hisselerini verin!) mealindeki 33. âyeti, Enfalsûresinin (Akrabalar Allah’ın kitabına göre birbirine yakındır) mealindeki 75. âyetiyle nesh edildi.) [Ebu Davud, Dâre Kutnî]

(Kur’an’da, on defa emmek evlenmeyi haram kılan âyet, beş defa emmeyi bildiren âyetle nesh edildi.) [Müslim]

Bekara sûresinin, (Kocaları, bekleme müddeti içinde barışmak isterlerse onları geri almaya daha lâyıktır) mealindeki 228. âyeti, aynı sûrenin, (Boşanma iki defadır. Ya iyilikle tutma ya da iyilikle bırakmadır) mealindeki 229 âyetiyle nesh edildi. (Ebu Davud, Nesâî)

Resulullah, (Namazlara ve bilhassa ikindi namazına devam edin) âyetini çok okudu. Sonra Allah bu âyeti nesh edip (Namazlara ve bilhassa orta namazına devam edin) âyetini indirdi. (Müslim)

Bekara sûresinin (İçinizdekini açıklasanız da gizleseniz de Allah sizi onunla hesaba çeker) mealindeki 284. âyetini aynı sûrenin (Allah hiç bir kimseye gücünün yeteceğinden başkasını yüklemez)mealindeki. 286 âyetle nesh etti. (Buhârî)

En’am sûresinin, (Üzerine Allah’ın ismi zikredilen (hayvan etinden) yiyin!) ve (Üzerine Allah’ın ismi zikredilmeyenden yemeyin) 118 ve 121. âyetleri nesh edilip, Ehl-i kitabın kestiği, yasaktan istisna edilerek Maide sûresinin (Kitap verilenlerin yemeği size helâl, sizin yemeğiniz de onlara helâldir)mealindeki 5. âyeti indi. (Ebu Davud)

Miras âyeti gelince, kadının, kocasının evinde iddet beklemesini bildiren âyet nesh oldu, kadın, artık dilediği yerde iddetini geçirir. (Buhârî, Ebu Davud, Nesâî) [Bekara sûresinin, 240. âyeti, Nisa sûresinin 12. âyetiyle nesh edilmiştir.]

Mehmet Ali Demirbaş – 17.02.2015

SİZİN YORUMLARINIZ

Reklam

Namaz Vakitleri

Videoerk

videoerk

GAZETE SAYFALARI

Gazete Manşetleri

Mekke Medine Kudüs Canlı Yayın

Mekke Medine Kudüs Canlı Yayın

Twitter

Puan Tablosu

Takımlar
O
P
  • 1
    Galatasaray
    12
    26
  • 2
    Medipol Başakşehir
    12
    26
  • 3
    Beşiktaş
    12
    22
  • 4
    Kayserispor
    12
    22
  • 5
    Fenerbahçe
    12
    20
  • 6
    Demir Grup Sivasspor
    12
    19
  • 7
    Bursaspor
    12
    18
  • 8
    Göztepe
    12
    18
  • 9
    Teleset Mob. Akhisarspor
    12
    18
  • 10
    Aytemiz Alanyaspor
    12
    17
  • 11
    Trabzonspor
    12
    16
  • 12
    Kasımpaşa
    12
    15
  • 13
    Evkur Yeni Malatyaspor
    12
    14
  • 14
    Antalyaspor
    12
    13
  • 15
    Atiker Konyaspor
    12
    11
  • 16
    Osmanlıspor FK
    12
    8
  • 17
    Kardemir Karabükspor
    12
    8
  • 18
    Gençlerbirliği
    12
    8

Facebookta Mahihaber

2017 Dini Günler

2017 Dini Günler

tesbihatlar

tesbihatlar