Mahihaber - Dini Haberler - Diyanet Haberleri

Recep Ayını Yaşamak…

2017-02-28 03:26:49
Recep Ayını Yaşamak…

Receb, tazim ve saygı anlamına gelir, îslâm öncesi Araplar Receb ayına ayrı bir ehemmiyet verirler, saygı gösterir ve şanını yüceltirlerdi. Receb ayı gelince kılıçlar kınına sokulur, oklar torbalarına yerleştirilir, derin ve kanlı husumetlerin üzerine geçici de olsa bir sükûnet örtüsü çekilirdi. Artık o gürültülü ve korkunç çöller tatlı bir huzurun baharına dalar, her taraf bir güven ve selâmet sahasına dönerdi. Öyle ki, bu ayda bir kimse babasının katiline rastlasa bile başını kaldırıp kaşına bakmazdı. Bu aya “sağır ay” denilmesi de sükûnet mevsimi olmasındandır.

Receb ayına sağır denmesinin bir başka anlamı da şöyle ifade edilir: Bu ayın bereketi hürmetine, bu ayda işlenen günah ve hataları manen bu ay duymamakta, mü’minlerin sadece ibadet ve sevaplarına şahitlik etmektedir. Böylece Cenab-ı Hak mü’min kullarının bu ayda işlemiş oldukları günahları bağışlamaktadır.

İslâmiyet gelince de Receb ayına mahsus olan saygı devam ettirildi. Bilhassa Regaib ve Mi’rac gibi tecellilerle şereflendirildi.

Resul-i Ekrem Efendimiz dualarında, “Allahım! Receb’i ve Şâban’ı hakkımızda hayırlı ve mübarek kıl, bizi Ramazan’a ulaştır” buyururlardı. (2)

Receb’e, “recm ayı” da denir. Buna göre, mü’minlerin eziyet ve zahmet vermemesi için şeytanlar bu ayda taşlanır, kovulup uzaklaştırılır.

Receb kelimesindeki “R” Allah’ın rahmetine, “C” Allah’ın cömertliğine ve yardımına, “B” ise Allah’ın birrine (iyilik ve ihsanına) işaret eder.

Receb ayına “mutahhar” denmesinin sebebi, bu ayı oruçlu geçirenlerin günah ve hatalarından temizlenip paklanmasıdır. Receb ayının Peygamberler tarihinde ayrı bir yeri vardır. Meselâ, Nuh Aleyhisselâm ve kavmi Receb ayında gemiye binmiş ve tufandan kurtulmuşlardır.

Receb ayı Hicrî ayların yedincisi ve Ramazan’dan iki ay öncesidir. Fazileti bakımından ayrı bir yeri vardır.

Regaib ve Mi’rac gibi mübarek geceleri içinde bulundurması faziletini daha da arttırmaktadır. Ayrıca, Kur’ân’da haram ayları olarak geçen dört aydan birisi olması, Müslüman kalblerdeki yerini bir kat daha daha artırmıştır.

Receb ayı, “üç aylar” olarak bilinen mübarek bir mevsimin ilk ayıdır. Bu aylara “çok sevaplı ibadet ayları” diyen Bediüzzaman, onların kazandırdıkları sevap ve mükâfatlar bakımından, mü’minlerin önünde nasıl bir kademeli yükseliş vesilesi olduklarına şöyle işaret eder:

“Her hasenenin (ibadetin) sevabı başka vakitte on ise, Receb-i Şerifte yüzden geçer, Şâban-ı Muazzamada üç yüzden ziyade ve Ramazan-ı Mübarekte bine çıkar ve Cuma gecelerinde binlere ve Leyle-i Kadirde (Kadir Gecesinde) otuz bine çıkar.” (3)

Buna göre Receb ayında işlenen ibadet, edilen iyilik, yapılan hizmetlerin manevî ecri ve sevabı bire yüz verilmektedir. Bunun için mü’minler bu aydaki nasiplerini arttırmak maksadıyla daha çok gayret sarf ederler. Hayır ve hasenata biraz daha ağırlık verirler.

Bazı hikmet ehli âlimler Receb ayı hakkında şu yorumları getirmişlerdir:

Receb eza ve cefâyı terk içindir, Şaban amel ve vefa içindir, Ramazan sıdk ve safa içindir.

Receb tevbe ve pişmanlık ayıdır, Şaban muhabbet ayıdır, Ramazan kurbet (Allah’a yakınlık) ayıdır.

Receb hürmet ayıdır, Şaban hizmet ayıdır, Ramazan nimet ayıdır.

Receb ibadet ayıdır, Şaban dünyanın safasını terk etme ayıdır, Ramazan ibadetlerin mükafatını artıran aydır.

Büyük tasavvuf ehli Zünnün Mısrî der ki:

“Receb ekme ayıdır, Şaban sulama ayıdır, Ramazan derleyip toplama ayıdır. Herkes ne ekerse onu biçer, ne yaparsa cezasını çeker. Bir kimse ekimi bırakırsa, hasat zamanı ekmediğine pişman olur. Kıyamet gününde ise çok kötü duruma düşer.” (4)

Receb ayının diğer aylardan farklı bir ibadeti de oruçtur. Mümkün mertebe bu ayda daha fazla oruç tutulmaya çalışılır. Ebû Davudta, hiç ara vermeden devamlı surette oruç tutan bir zâta Peygamberimiz Aleyhissalâtü

Vesselamın bazı tavsiyelerden sonra şöyle buyurduğu rivayet edilir:
“Haram aylarından bazısını tut, bazısını bırak, haram aylarda tut ve bırak, haram aylarda tut ve bırak.” (5)

Hadisin devamında ravî olan Şahabı şöyle demektedir:

“Resulullah ‘tut’ dedikçe, üç parmağını yumdu, ‘Bırak’ deyince de üç parmağını bıraktı.” Böylece Peygamberimizin o zata, “Üç gün tut, üç gün ara ver” dediği anlaşılıyordu.

Bilindiği gibi haram ayları, “Zilkade, Zilhicce, Muharrem ve Receb” aylarıdır.

Receb ayında devamlı olarak bir ay boyu oruç tutmanın uygun görülmeyişinin sebebi, Receb ve Şaban aylarının Ramazan ayına benzemesinden kaçınılmasıdır. Çünkü hiç kesintisiz bir ay boyunca oruç tutmak sadece Ramazan ayına mahsustur. Hattâ Receb ayında bir ay süresince oruç tutmanın mendup bile olmadığını söyleyen İmam Gazâlî ve İbni Kayyim el-Cevzî gibi müçtehidler, Ramazan ayına benzememesi için diğer aylardan farklı olarak Receb ayında devamlı bir ay boyu oruç tutmayı mekruh görürler. (6)

Diğer aylarda nasılsa, Receb ayında da ayın ortasında veya belli günlerinde, yahut üçer gün ara vermek suretiyle oruç tutulması tavsiye edilmektedir. Görüldüğü gibi Receb ayında tamamen oruçlu geçirme hususunda bir hadis ve rivayet yoktur. Üç ayları hiç ara vermeden tutmak sünnet ve müstehap da değildir, sadece sâlih zatların güzel bir âdetidir. Receb ayını tam olarak tutanlara “Tutma” denilmez, ama fıkhı olarak da hükmünü belirtmek gerekir.

Bu arada Ramazan ayında bozmuş olduğu bir oruçtan dolayı kefaret orucu tutmak isteyenler için Receb ve Şaban ayı iyi bir fırsattır. Receb ayının birinci gününden itibaren hiç ara vermeden Şaban ayı da dahil olmak üzere iki ay üst üste oruç tutarsa tam bir kefaret borcunu ödemiş olur. Peşinden Ramazan ayının orucu da geleceğinden böylece üç ay boyu, bir gün dahi yemeden oruç tutmuş olur. Bu durumda oruç borcunu öderken aynı zamanda sevap hazinesini de doldurmuş ve geliştirmiş sayılır.

Madem Receb ayı günahların affedildiği aydır. Bağışlanmanın yolunu ve istiğfarın nasıl yapıldığını bilmek gerekiyor. Rivayete göre şu istiğfar duasını Receb ayında yedi kere okuyan kimsenin günahları affolunmaktadır.

“Estağfirullâhe’l-Azîme’llezî la ilahe illâ hû el-Hay-yü’1-Kayyûmu ve etûbü ileyh. Tevbete abdin zâlimin li-nefsihî lâ-yemlikü li-nefsihî mevten velâ hayâten velâ nüşûrâ.”
Mânâsı: “Hayat sahibi olan, her şeyi idare edip ayakta tutan, kendisinden başka hiçbir ilâh bulunmayan Allah’tan mağfiret dilerim. Kendi nefsine zulmetmiş kulun tevbesi gibi Ona tevbe ederim. Öyle bir kul ki, kendi nefsi adına ne ölüme, ne hayata ve ne de tekrar dirilmeye sahip değildir.” (7)

Üç aylar birer dua ve niyaz mevsimidir. En güzel duaları başta sahabiler olmak üzere İslâm büyüklerinden öğreniyoruz. Hz. Ali’nin Receb ayında şu şekilde dua ettiği rivayet edillir:
“Allahım, salat eyle Muhammed Aleyhissalâtü Vesselamın üzerine; hikmet yıldızları ve devamlı nimet ve ismet kaynağı ehl-i beytine.

Allahım, beni her türlü kötülükten koru. Beni unutkan etme ve gaflet üzerinde bırakma. Sonumu da hasret ve pişmanlıkla bitirme. Benden razı ve hoşnut ol. Senin mağfiretin zalimler içindir, ben de nefsime zulmettim.

Allahım, beni bağışla, beni bağışlamakla Sana bir zarar gelmez. Bana nimetlerini ihsan et, bana vermekle senin ihsanın azalmaz. Senin rahmetin geniş ve boldur. Hikmetlerin ise hoş ve güzeldir.

Allahım, bana sıhhat ve afiyet ver. Güven ve huzur ihsan eyle. Şükür ve takvaya ulaştır.

Allahım, Senden sabır ve doğruluk istiyorum. Bana işimde kolaylık ver. İşlerimi güçlükle gördürme. Aileme, çocuklarıma ve kardeşlerime iyilik ve ihsanda bulun. Onları mü’min ve Müslümanlardan kıl ve bu şekilde dünyadan ayrılmalarını nasip eyle.”

Bazı Selef büyükleri de Receb ayı gecelerinde şöyle dua etmişler:
“Allahım, Sana mahzun gönlümle, isteklerini kabul buyurduğun dostlarının duası ile niyaz ediyorum. Zatına eriştirdiğin ve Senin rızanı isteyenlerin dili ile Senden talep ediyorum. Umarım Senin ululuğundan, Seni bileyim ve kulluk edeyim.

Yâ Rab, bu gecenin rahmet ve bereketinden sevap ve mükâfatından beni nasiptar et.

Allahım, kullarından istediğine, istediğini verirsin, kim Seni onlara ikram etmekten alıkoyabilir? Ben fakir ve âciz bir kulum. Fazl ve kereminden nimetlerini ümit ediyorum. Sana sığınırım ve ancak Senden yardım dilerim

Yüce Mevlam, bu gece kullarına çok rahmet ve bereketini döker, saçarsın. Allahım, Sana yalvaran dilleri, Sana kalkan elleri boş çevirme. İyilik ve yardımınla faydalandır bizi. Nimetlerinle donat hepimizi.

Allahım, salât eyle Muhammed ve evladına, eşlerine ve dostlarına, bitip tükenmeyen rahmet ve bereketinle. Yâ Rabbe’l-Âlemin!”

Kaynak: Sorularla İslamiyet

“Her kim kendisinde sevap bulunan bir hadis duyarda o sevaba kavuşma arzusuyla, o hadisle amel ederse, hadis batılda olsa, Allah (c.c.)’u Teâlâ ona o sevabı verir.” Hadis’i Şerif, Suyûti

Hadis Şerifle bildirildiğine göre Recep ayındaki(haram ay olması hasebiyle) herhangi bir Cuma günü önceki ve sonraki günüyle beraber 3 gün oruç tutana 900 sene ibadet sevabı vardır.

“Her kim haram aydan, üçgün , Perşembe, Cuma ve Cumartesini tutarsa, Allah (c.c.) C.C. ona 900 sene ibadet (sevabı) yazar.” Hadis’i Şerif, İbn-i Asâkir, İhya(İmam-ı Gazali), Gunye(A.Kadir Geylani)

“O ayı (Receb) oruçlu geçiren, Allah (c.c.)’u Teâlâ’dan üç şeyi hak eder. Bunlarda; geçmiş günahlarının bağışlanması, kalan ömründe günahlardan korunması ve Allah (c.c.)’u Teâlâ’nın huzuruna çıkılacak en büyük arz gününde, susuz kalmaktan emin olmasıdır.”Hadis’i Şerif,Geylani, El-Gunye

“Ey Sevban! Bu kabirlerde yatanlardan, şüphesiz azap çekiyorlar. Onlardan azabı dindirmesi için Allah (c.c.)’u Teâlâ’ya yalvardım. Ey Sevban! Eğer bu kişiler, receb ayından bir gün oruç tutsaydılar ve bir gece olsun ibadette bulunsaydılar, bu azaba düşmezlerdi” Hadis’i Şerif, Nüzhetü’l mecalis,1/139,Tuhfetü’l İhvân 11, Enisü’l-Celis

İsa A.S. kıssasındaki habere göre, Receb ayında tutulan bir gün oruç 600 sene ibadetten efdaldir. Nüzhetü’l mecalis, Tuhfetü’l-İhvân

Allah (c.c.)’u Teâlâ buyurdu ki “Günlerin BANA en sevgilisi, recebin yarı günüdür. Her kim recebin ortasında, oruç, namaz ve sadakayla BANA takarrub ve ibadette bulunursa, Benden ne isterse, mutlaka ona veririm,

Benden af isterse, mutlaka onu bağışlarım. Ey Adem! Recebin yarı günü her kim, namusunu koruyarak, malından tasaddukta bulunarak, oruçlu ve zikir üzere bulunursa , onun için cennetten başka başka bir karşılık yoktur.” Hadis’i Kûdsi, Allame Safuri, Nüzhetü’l mecâlis,1/140

“Recebte birgün ve bir gece vardır ki, o günü oruçlu geçirip, gecesini ibadette kaim olan kişi, zamandan yüz seneyi oruç, yüz seneyi de kıyamla(gece ibadeti ile) geçirmiş gibi olurki o gün, Receb’in bitmesine üç gün kaladır.(Mirac)” Hadis’i Şerif, Deylemi, Beyhâki

“Recebin yirmi yedinci(mirac) günü oruç tutana, 60 ay orucu(nun sevabı) yazılır” Geylani el-Gunye,1/332, Nüzhetü’l mecâlis,1/141

“Her kim recebin 27. günü oruç tutup, o gün sadaka verirse, Allah (c.c.)’u Teâlâ, orucuna karşılık o kişiye, bin hasene ve ikibin köle azadı(sevabı) yazar.” Hadsi’i Şerif, Nüzhetü’l mecâlis,1/141, el-Cami’uş şafi fi’-lva’zı’l-kâfi

“Her kim Receb’ten bir gün oruç tutar ve gecelerinden bir geceyi ibadetle geçirirse, Allah (c.c.)’u Teâlâ onu kıyamet günü azaptan emin olarak diriltir ve sırat köprüsünü tehlîl ve tekbirlerle geçer” Hadis’i ŞerifDeylemi

“Kalplerin öldüğü günde, Recebin ilk gecesini ihya edenin kalbi ölmez, Allah (c.c.)’u Teâlâ, onun üzerine hayırları yağdırır, anasının kendisini doğurduğu gün gibi, günahlarından çıkar ve günahkarlardan, cehennemi hak etmiş yetmişbin kişiye şefaatçi kılınır.” Hadis’i Şerif, Lübbü’l-elbâb, Dürretü’n-nasıhîn 45

“Recebin ilk gününün orucu üç senenin(günahlarının)kefaretidir. İkinci günün orucu, iki senenin , üçüncü gününki ise , bir senenin keffaretidir. Sonra her gün bir ay(lık bağışlanma) dır” Hadis’i Şerif, Suyuti, Cami’u’s-Sağir

“Recebin ilk perşembesini oruçla geçireni cennete sokmak, Allah (c.c.)’u Teâlâ üzerine bir hak olur” Hadis’i Şerif,Nüzhetü’l mecâlis,1/138, Geylani El Gunye,1/330

“Recebin 13. gününün orucu,3000 sene oruç gibidir,14’ünün orucu 3000 sene gibidir,15. gün ise 13000 seneye denktir” Hz Ali RA Suyûti

“(Herhangi bir aydan) onüç, ondört ve onbeşinci günler olan, eyyam-bıyd’ı oruçlu geçirene, Allah (c.c.) birinci gününde onbin sene, ikinci gününde yüzbin sene, üçüncü günde ise, üçyüzbin senelik ecir verir.” Hadis’i Şerif, Suyûti, el-Leâli,2/107

“Recebin yarısının(15’i) orucu, otuz senelik oruca denktir.” Hadis’i Şerif, Nüzhetü’l mecâlis,1/140

“Şüphesiz cennette, kendisine Receb denilen bir ırmak vardırki sütten daha beyazdır, baldan daha tatlıdır. Recebden bir gün(bile) oruçlu geçirene, Allah (c.c.)’u Teâlâ o ırmaktan su içirecektir.” Hadis’i Şerif, Beyhâki, Camiû’s Sağir, Kenzü’l-ummal
“Şüphesiz ki Receb ayı pek büyük bir aydır. Ondan bir günü oruçlu geçirene Allah (c.c.)’u Teâlâ, bin sene oruç(sevabı) yazar.” Abdulkadir-i Geylani, el-Gûnye1/322
“Allah (c.c.)’u Teâlâ’nın rızası için Recebden bir gün tutan, cennete girer.” Hadis’i Şerif, Safûri, Nüzhetü’l mecâlis,1/141

Not: Haramlardan son derece sakınmak(harama bakmak, gıybet v.s.) lazımdır. Haram aylarda işlenen masiyet, ihramlı iken Kâbe Hareminde işlenmiş gibi kat kat fazla yazılır.

Receb Ayında İstiğfar:

“Her kim Receb ayında, sabah akşam yetmiş kere istiğfarda bulunursa şüphesizki Allah (c.c.)’u Teâlâ onun cesedini ateşe haram kılar.”

“Receb ayında istiğfarı çok yapın. Zira onun her bir saatinde, Allah (c.c.)’u Teâlâ’nın, cehennemden âzadlıları vardır.” Hadis’i Şerif, Safûri, Nüzhetü’l mecâlis,1/140

Receb Ayında İhlâs’ı Şerif:

“Her kim Recebde, bir kere İhlâs okusa, Allah (c.c.)’u Teâlâ onun elli senelik günahını bağışlar.” Hadis’i Şerif, EnîSü’l celîs, sh:195

Hannani(RA) şöyle demiştir: “Her kim, Recebin her günü bir tane bile İhlâs Sûresi okusa, onbin deve yükü kâğıda sahip olur ki, göklerin ve yerin tüm sakinleri, ellerinde altın kalemlerle toplanıp o İhlâs’ın sevabını o kağıtlara yazarlar” (50 İhlâs okuyanın 50 senelik günahları silinir, 100 kere okuyan cehennemden berat alır, 1000 kere okuyan canını cehennemden satın alır.)

Receb Ayında Sadaka:

“Herkim Recebde sadaka verirse, Allah (c.c.)’u Teâlâ onu yavruyken yuvasından havaya uçup en yaşlı çağında ölen karganın ömrü kadar(beşyüz sene), onu cehennemden uzaklaştırır. ” Hadis’i Şerif, Abdulkadir Geylani, Gunye,1/325, Nüzhetü’l mecalis,1/141

“Eğer kişi, Receb ayından(oruç) tuttuğu hergün, azığına(bütçesine) göre bir sadaka verirse, heyhat! Heyhat! Ne Yapsınlar! Bütün yaratıklar Allah (c.c.)’u Teâlâ’nın o kula vereceği sevabın ölçüsünü takdir etmek için bir araya gelseler, Allah (c.c.)’u Teâlâ’nın o kuluna bahşedeceği mükafattan yüzde birin(i hesab etmeye)e ulaşamazlar.” Hadis’i Şerif, Abdulkadir Geylani, Gunye,1/325, Ebu Muhammed erl Hallâl

Receb Ayında Gusletmek:

“Her kim Recebin başında, ortasında ve sonunda yıkanırsa, anasının kendisini doğurduğu gündeki gibi günahlarından çıkar” Hadis’i Şerif, Safûri, Nüzhetü’l mecalis,1/139

Receb Ayında Cenaze Namazı:

“Her kim Receb Ayında bir cenaze üzerine namaz kılarsa, diri diri gömülen bir kız çocuğunu hayata kavuşturmuş gibi olur.” Hadis’i Şerif, İbni Asakir.

RECEB AYINDA KILINACAK NAMAZ

Receb’in; 1’i ile 10’u arasında, 11’i ile 20’si arasında ve 21’i ile 30’u arasında olmak üzere sadece birer defa kılınacak 10’ar rek’at Hâcet namazı vardır. Bunların her üçünün de kılınış şekli aynıdır. Yalnızca namazların sonlarında okunacak duâlarda fark vardır. Bu namazlar, akşamdan sonra da, yatsıdan sonra da kılınabilir. Fakat, cuma ve pazartesi gecelerinde ve bilhassa teheccüd vaktinde kılınması efdaldir.
Bu namaz, mü’min ile münâfığı ayırır. Bu 30 rek’at namazı kılanlar, hidâyete ererler. Münâfıklar bu namazı kılamazlar. Bu namazı kılanın kalbi ölmez.

Bu 30 rek’at namaz Resûlüllah (s.a.v.) Efendimiz’in berberi, Selmân-ı Pâk (r.a.) hazretleri tarafından rivâyet edilmiştir.

Kılınış şekli:

Hâcet namazına şu niyetle başlanır: “Yâ Rabbî, beni, dünyayı teşrifleriyle nûra gark ettiğin Efendimiz hürmetine, sevgili ayın Receb-i şerif hürmetine, feyz-i ilâhine, afv-ı ilâhine, rızâ-i ilâhine nâil eyle. Âbid, zâhid kulların arasına kaydeyle. Dünya ve âhiret sıkıntılarından halâs eyle. Rızâ-i şerifin için, Allâhü Ekber.”
Her rek’atte 1 Fâtiha, 3 Kulyâ eyyühe’l-kâfirûn, 3 İhlâs-ı şerif okuyup, 2 rek’atte bir selâm verilir. Böylece 10 rek’at tamamlanır.

İlk on gün içinde kılınan namazdan sonra, 11 defa “Lâ ilâhe illallâhü vahdehû lâ şerîke leh. Lehü’l-mülkü ve lehü’l-hamdü yuhyî ve yümît. Ve hüve hayyün lâ yemûtü biyedihi’l-hayr. Ve hüve alâ külli şey’in kadîr” okunup duâ edilir.

İkinci on gün içinde yani Receb’in 11’i ile 20’si arasında kılınan 10 rek’atten sonra, 11 defa: “İlâhen vâhıden ehaden sameden ferden vitren hayyen kayyûmen dâimen ebedâ” okunup duâ edilir.

Üçüncü on gün içinde, yani Receb’in 21’i ile 30’u arasında kılınan 10 rek’atten sonra da 11 kere: “Allâhümme lâ mânia limâ â’tayte, velâ mû’tiye limâ menâ’te, velâ raadde limâ kadayte, velâ mübeddile limâ hakemte, velâ yenfeu ze’l-ceddi minke’l-ceddü. Sübhâne rabbiye’l-aliyyi’l-â’le’l-vehhâb. Sübhâne rabbiye’l-aliyyi’l-â’le’l-vehhâb. Sübhâne rabbiye’l-âliyyi’l-â’le’l-kerîmi’l-vehhâ b. Yâ vehhâbü yâ vehhâbü yâ vehhâb” okuyup duâ edilir.

Duâ ve İbâdetler, Fazilet Neşriyat

SİZİN YORUMLARINIZ

Reklam

Namaz Vakitleri

Videoerk

videoerk

GAZETE SAYFALARI

Gazete Manşetleri

Mekke Medine Kudüs Canlı Yayın

Mekke Medine Kudüs Canlı Yayın

Twitter

Puan Tablosu

Takımlar
O
P
  • 1
    Galatasaray
    12
    26
  • 2
    Medipol Başakşehir
    12
    26
  • 3
    Beşiktaş
    12
    22
  • 4
    Kayserispor
    11
    19
  • 5
    Demir Grup Sivasspor
    11
    19
  • 6
    Bursaspor
    12
    18
  • 7
    Göztepe
    12
    18
  • 8
    Teleset Mob. Akhisarspor
    12
    18
  • 9
    Fenerbahçe
    11
    17
  • 10
    Aytemiz Alanyaspor
    11
    14
  • 11
    Evkur Yeni Malatyaspor
    11
    14
  • 12
    Trabzonspor
    11
    13
  • 13
    Antalyaspor
    12
    13
  • 14
    Kasımpaşa
    11
    12
  • 15
    Atiker Konyaspor
    12
    11
  • 16
    Kardemir Karabükspor
    11
    8
  • 17
    Osmanlıspor FK
    11
    8
  • 18
    Gençlerbirliği
    11
    8

Facebookta Mahihaber

2017 Dini Günler

2017 Dini Günler

tesbihatlar

tesbihatlar