Mahihaber - Dini Haberler - Diyanet Haberleri

Reformist Müftü Diyanet'ten Dernek Reformu istiyor

Eski İstanbul Müftüsü Mustafa Çağrıcı dernekçileri yerden yere vurdu. 

2017-10-18 11:54:15
Reformist Müftü Diyanet'ten Dernek Reformu istiyor

Camilerdeki erkek egemenliğine her fırsatta karşı duran, kadınların camilere gitmesi konusunda sürekli açıklamalar yapan, dinde reformist düşünceleriyle tanınan ve görev yaptığı yıllarda yıldızı cami dernekleriyle bir türlü barışmayan eski İstanbul müftüsü Mustafa Çağrıcı köşe yazıları yazdığı Karar'da cami derneklerini aşağılayan yazıyı kaleme aldı.

Çağrıcı "Dernekçileri cami görevlilierini sıkıntıya sokan, büyük problemler çıkartanlar olarak " nitelendirdiği yazısında "Cami bünyesindeki dernek odalarında Diyanet’i, müftüyü, imamı, müezzini yargılar; bazen çıkar kavgalarının içine bunları da çekerek birbiriyle vuruştururlar. İzinli-izinsiz, yerli yersiz para toplar, keyfi harcamalar yapar, hesap soranları şiddetle sustururlar." dedi.

İşte Çağrıcının o yazısı

Cami Dernekleri

İlgili kaynaklarda Cumhuriyet öncesine ait camilerin çoğunu yöre halkının yaptığı, bunu şahısların yaptırdığı camilerin izlediği, üçüncü sırada da ise sultan ve ailesiyle diğer devlet ricalinin şahsi mallarından yaptırdığı camilerin geldiği görülmektedir.

2009’da yapılan bilimsel bir araştırmaya göre Cumhuriyet döneminde camilerin yüzde 67’si yöre halkı, yüzde 13’ü dernekler, yüzde 11’i şahıslar, yüzde 1’i de vakıflar tarafından yaptırılmıştır. Cami giderlerinin yaklaşık yüzde 80’ini yöre halkı, yüzde 15’ini dernekler karşılamaktadır. İbadethanelerinin elektrik ve su giderlerini kısmen devlet karşılıyor.

Özellikle son yarım asırda daha çok şehirlerdeki cami ve Kur’an kurslarının yapımıyla bazı giderlerinin karşılanmasında derneklerin katkılarının giderek arttığını biliyoruz. Şimdiki halde bu katkılar olmasa hizmetlerde ciddi sıkıntıların yaşanması kaçınılmazdır. Bu sebeple cami derneklerinin din hizmetlerine yaptıkları katkıları takdir etmeliyiz. Bu kurumlara karşı peşinen olumsuz tavır takınmak haksızlık olur; bu menfi tavrı toplum da hoş karşılamaz.

***

Ama bir de madalyonun öbür yüzü var. Sekiz yıllık görev deneyimime de dayanarak dinî idarenin ve din adamlarımızın en büyük probleminin dernek ve vakıflar olduğunu söyleyebilirim. Bazı din görevlilerinin kısa zamanda yıpranmasında, hizmet şevkinin kırılmasında bu yapılardan, özellikle de gelir getirici gayrı menkulleri olan cemilerle ilgili dernek ve vakıflardan bazılarının büyük bir payının bulunduğunu gördüm.

Hepimizin bildiği gibi, camiler ve Kur’an Kursları etrafında oluşan vakıf ve dernekler, maddî kaynaklarını dinî kurumların isimlerini kullanarak elde ederler. Ancak –çok düzgün hizmet verenlerin yanında- kimi vakıf ve dernekler, sahip oldukları imkânlarla dinî kurumları ve görevlileri yönetmeye kalkarlar. Cami bünyesindeki dernek odalarında Diyanet’i, müftüyü, imamı, müezzini yargılar; bazen çıkar kavgalarının içine bunları da çekerek birbiriyle vuruştururlar. İzinli-izinsiz, yerli yersiz para toplar, keyfi harcamalar yapar, hesap soranları şiddetle sustururlar.

Bilindiği gibi camiler genellikle ev kiralarının pahalı olduğu merkezî yerlerde yapıldığı, cami görevlilerinin hizmetleri de sabahın köründen gecenin karanlığına kadar sürdüğü için Osmanlı döneminden beri bilhassa büyük şehirlerdeki camiler için lojman yapılması adet olmuştur. Ancak bazı lojmanların dernek veya vakıf mülkiyetinde olması, lojman yoksa görevlinin kirasını bu kurumların ödemesi, bazen zulüm derecesine varan bir sıkıntı kaynağı olmaktadır.

***

Görevim sırasında yetkili ve ilgili kişi ve kurumların bu sorunu kabul etmelerine rağmen, meselenin çözümünde fazla istekli olmadıklarına şaşırmışımdır. Yine de bu konuda yapılması gerekenlere ilişkin bir iki görüş arzedeyim.

a) Diyanet ve ilgili kamu kurumları bu hususta ortak, resmî, net ve kesin bir tutum belirlemeli; buna uygun yasal düzenlemeler yapılmalı; bu suretle hem dinimiz ve ibadetimiz istismar aracı yapılmaktan hem de dernek ve vakıflar töhmet konusu olmaktan kurtarılmalıdır.

b) Cami, Kur’an kursu ve müştemilatla ilgili olarak gerek inşaat safhasında gerekse kullanım sırasında derneklerin aldıkları kararlarda müftülük onayının alınmasını şart koşan düzenleme yapılmalıdır.

c) Cami ve Kur’an Kursu inşaatı veya tamiratı maksadıyla kurulmuş olan dernekler, projelerini mutlaka Diyanet İşleri Başkanlığı’ndan almalı ya da kendi projelerini Başkanlığa onaylatmalıdır. Bunun için Başkanlık dinî kültüre, bölge şartlarına ve mahallin özelliklerine göre projeler geliştirmeli; böylece çirkin ve pahalı camilerin yapılmasını önlemelidir.

En büyük sorunun, -dine saygıdan dolayı mı, yoksa başka sebeplerden mi bilemem- cami dernekleriyle ilgili denetim ve yaptırımlar konusundaki gevşeklik olduğunu düşünüyorum.

Yazının tamamı karar.com'da

SİZİN YORUMLARINIZ

Reklam

Namaz Vakitleri

GAZETE SAYFALARI

Gazete Manşetleri

Mekke Medine Kudüs Canlı Yayın

Mekke Medine Kudüs Canlı Yayın

Oyun ve Eğlence - Çocuklar İçin

Çocuklar için Oyun Eğlence

Twitter

Puan Tablosu

Takımlar
O
P
  • 1
    Galatasaray
    15
    32
  • 2
    Medipol Başakşehir
    15
    30
  • 3
    Fenerbahçe
    15
    29
  • 4
    Beşiktaş
    15
    27
  • 5
    Kayserispor
    15
    27
  • 6
    Göztepe
    15
    27
  • 7
    Trabzonspor
    15
    25
  • 8
    Bursaspor
    15
    24
  • 9
    Demir Grup Sivasspor
    15
    22
  • 10
    Teleset Mob. Akhisarspor
    15
    19
  • 11
    Kasımpaşa
    15
    18
  • 12
    Aytemiz Alanyaspor
    15
    17
  • 13
    Evkur Yeni Malatyaspor
    15
    16
  • 14
    Osmanlıspor FK
    15
    14
  • 15
    Atiker Konyaspor
    15
    14
  • 16
    Antalyaspor
    15
    14
  • 17
    Gençlerbirliği
    15
    12
  • 18
    Kardemir Karabükspor
    15
    8

Facebookta Mahihaber

2017 Dini Günler

2017 Dini Günler

tesbihatlar

tesbihatlar