Mahihaber - Dini Haberler - Diyanet Haberleri

Şarlatan, Yobaz Din Tüccarları

Hangi ekranı, hangi gazete sayfasını açsan bir şarlatan bakıyor size

2017-02-25 04:26:30
Şarlatan, Yobaz Din Tüccarları

Fransızcadan girmiş dilimize. “Kendi bilgi ve niteliklerini veya mallarını överek karşısındakini kandıran, dolandıran kimse” anlamında kullanılıyor. Bir zamanlar en çok tıp alanında rastlanırmış bu türe. Dar anlamı da bu pratikten türemiş. “Bilim, vicdan, etik ve deontoloji vb. her türlü değer sistemini yok sayarak kısa zamanda ün ve varlığa ulaşmak için her türlü yola başvurarak hekimlik pratiği yapan kişi” demek. İmam düzeni her türlü ölçüyü yıktığı için daha geniş anlamı var artık. Vara yoğa yorum yapan, bilip bilmediği konuda ahkâm kesen tipler vesilesiyle oldukça güncel bir kavram. Neredeyse her mesleğin, her düşünce akımının bir şarlatanı var artık. Meşruiyet sağladı, alışkanlık oldu, ülkede hiçbir şey şarlatansız yapılamıyor. O kadar yaygın.

Sanırım en yaygın olduğu alanlardan ikisi medya ve siyaset. Hangi ekranı, hangi gazete sayfasını açsan bir şarlatan bakıyor size. Çoğu saray dalkavuğu. Kavuk onlarda olduğu için bir şey bilmelerine, öğrenmelerine gerek yok. Geri kalan bildiğiniz düz soytarı. Şarlatanlık yaparak tutunmaya çalışıyorlar yeni imam düzenine.

Haliyle şarlatanlığa ve şarlatana rağbet çok. Ekranların en çok izlenen programları sadece şarlatanlık üzerinden ilerliyor. Kitapları en çok satan yayınevleri şarlatan yazarların üzerinde yükseliyor. En çok satan gazeteye bak, baştan aşağı şarlatanlık.

xxx

Hakkını yemeyelim, imam düzeni topyekûn zararlı değil. TV ve gazete ile bağımızı kesti mesela. Çünkü artık yüzlerine bakılacak, ele alınabilecek gibi değil hiçbiri. Sosyal medyada üzerimize boca edilmeseler varlığından ve ne yaptıklarından haberdar bile olmayacağız. Büyük rahatlık.

Habertürk kanalında sunucu Cansu Canan Özgen’in vukuatından da böyle haberdar oldum. Mesleğim vesilesiyle tanışıklığım var. Yaptığı iş sebebiyle onu suçlamanın yersiz olduğunun bilincindeyim. Ama durum şu; Cansu kızımız programı sırasında bir izleyiciden gelen soruya tepki göstermiş. Seyirci, “Bir Müslümana helal olmayan bayanla sohbet etmek haram değil midir, hocanız bu soruyu cevaplayabilir mi?” demiş. O da, “Ne yapayım, kadınım diye evde mi oturayım” diye yanıtlamış. Güzel de yaptığı programın konusu “Kur’an’da haram ve günahlar.” Konuğu da şu çokbilmiş imamlardan biri. Dolayısıyla seyircisi de, imamın bir kadınla konuşmasının günah olduğunu düşünüyor. Ne kadar yobaz, şarlatan, üçkâğıtçı, mehdi bozuntusu, gecikmiş peygamber varsa programına çıkar, sonra evde mi oturalım diye sor. Sadece bunu sorduğun için bir de kahraman ol. Yaptığın işe baksana önce. Bu işi yapacağına evde otur daha iyi. Gezi’de denildiği gibi istifa et, limon sat, onurlu yaşa!

Canan kızımız, o programa TRT’ye transfer olan Pelin Çift’in yerine atanmıştı. Pelin Çift’i de tanırım. Onun TRT’de yaptığı şey Habertürk’tekinden daha korkunç. Konuşulanlar her türlü, aklın, mantığın sınırlarının ötesinde, Programı yapmakla kalmıyor, birde bunları tab’ ettirip kitap olarak yayımlıyor. Mevzu ne? Ayasofya’nın sırları varmış da çözmüşlermişmiş! Bir açıdan bakarsan hakikaten yaptıkları her şey Müslümana haram…

xxx

Öyle bir gerçeküstü ortam ki bu, melekleri ücreti mukabili insanların hizmetine sunanlar bile var aralarında. Geçtiğimiz haftalarda Beyoğlu’nda bir apartman girişinde bir yazar bir okuru tarafından öldürüldü hatırlayacaksınız. Kahretsin ki o yazarla da tanışıklığım var. Bir zamanlar yarı zamanlı çalıştığım bir yayınevinin müdavimiydi. Bir gün orada karşılaştık. Beni görür görmez kendisine dokunmamı istedi. Anlamadım tabi. Tuhaf bir durumdu herkesin ortasında tanımadığım bir kadına dokunmak. “Nedir” dedim. “Enerji alacaksın” dedi. “Hanımefendi ben diyalektik materyalistim” dedim. Gözlerinde derin bir soru işareti belirdi. Bu kelimeyi ilk defa duyduğunu anladım. Havada uçuşan soru işaretlerini bir fıkrayla geçiştirdim. Sonra meleklerden söz etti odadakilere. Fakat pek saygıdeğer yazarın melekleri epey kalabalıktı. Dayanamadım, “Hanımefendi bu saydığınız melekler İslam’da yok. Müslüman okurlarınız bunlar da nereden çıktı demiyor mu?” dedim. Şaşırdı. “İlk defa sizden duyuyorum” dedi. Müthişti hakikaten. Saygıdeğer yazar Yahudi melekleriyle Müslümanlara enerji taşıyor, şifa veriyor, sorunlarına çözüm üretiyordu. Kim inanır buna ve kim okur bunları diyeceksiniz? Ya zırcahiller ya da şizofrenler. Yazar da yazdıklarını okuyan ve inanan şizofrenlerden biri tarafından öldürüldü zaten. Katil, öldürdüğü yazarın şeytan olduğunu iddia ediyordu. Kim ne diyebilir? Şeytan da bir melek nihayetinde. Fakat anlaşılan ölümlüymüş de!

Nur-terapi yaptığı iddiasıyla “hasta”larını büyük ücretlerle tedavi eden, aslında kendisi de yardıma muhtaç ruh hastası yazarlarımız var. Satış rakamları dudak uçuklatıcı. Ortalık mutsuz ilişki koçları, entelektüel-prematüre kişisel gelişim öğreticileri, taşralı Mevlana-Şems esnafları, karta kaçmış sevgi böcekleri, hayali enerji tüccarları, hiçbir kadınla birkaç geceden uzun yan yana duramamış aşk doktorlarından geçilmiyor. En trajikomik olanları ise ümmi devrik cümle şairleri. Başlamayan ve bitmeyen devrik cümleler yazıyorlar ha bire. Ömründe iki cümleyi aynı anda okumamış geniş okur kitleleri var. Elini sallasan şarlatana değiyor yani.

Şarlatanı baş tacı edip şarlatanlığı bir siyasal iklime dönüştüren tuhaf bir zaman aralığından geçiyoruz çünkü. Düşünün, bütün devlet üniversitelerinin bütçesini toplasan bir Diyanet etmiyor. Yani imamın değeri profesörün değerini beşe ona katlıyor. Üniversite üniversite değil, hoca da hoca değil zaten. 12 Eylül’ün yaptığı temizliği nihayete erdirip halen aklı başında kalan son hocaları da kapı önüne koydular ve üniversitelerin içlerini boşalttılar. Geri kalanların ekseriyetinin hali imamdan hallice. Şu ekrana çıkardıkları öğretim üyelerini, terör uzmanlarını, duayen gazetecileri dayanabilirseniz bir iki dakika izleyin yeter. Reina olayını “kokteyl örgüt”le açıklayan bir güvenlik uzmanı görebilirsiniz mesela. Anayasanın ihlal edilmesini “de facto durum”la açıklayan ve meşru gören hukukçu olur mu? Bizde var. Ama bütün lafı sözü bu kadar. Gerisi boş laf. O yüzden geçtiğimiz hafta bir TV kanalı anayasa değişikliklerini tartışılacağı programa meteoroloji mühendisi Mikdat Kadıoğlu’nu çağırdı. Anayasa profesörlerinin anayasa ile ilgisi de Mikdat Hoca kadar zaten. Ne olsa gider, biliyorlar. TÜBİTAK’ın, ki açılımı Türkiye Bilimsel Araştırma Kurumu’dur, son yıllardaki faaliyetlerine bir göz atın ve oturup ağlayın.

xxx

Hayır, eleştiriyi en alttakilerle sınırlayacak değilim. Şarlatanlık, en alttakilerle sınırlı değil çünkü. Öyle bir düzen ki tepeden tırnağa şarlatanlık.

13. yüzyılda Mevlana tekkesine domates sokmayı başaran sınır tanımaz milli gelinimiz Elif Şafak Der Spiegel’e bir yazı yazdı. İktidarı eleştirdi. Biliyorsunuz sadece iktidarı eleştirme pratiği değil, yazı yazma pratiği de pek zayıftır. Şöyle dedi; “benim Türkiye’m de anneannem gibi öldü.” Türkiye ile ninesinin ne alakası var bilmem, merak etmem ama Türkçesi bir türlü düzelmedi anneannesi hortlayasıcanın… Yazarımız bu.

Aynı gün Birikim Dergisi çevresinden Tanıl Bora’nın uzun araştırmalar sonucunda ürettiği kitabının müjdesi verildi. Hürriyet ve Cumhuriyet hemen üzerine atlamış, uzun söyleşiler yapmıştı. Müthiş tezler ileri sürüyordu araştırmacı yazar: AKP laikliği daraltıyor, Erdoğanizm yükseliyordu. Hayır, küçümsemiyorum, 14 yıl sonra bunu idrak edebilmeleri yine de takdire şayan. 2002’de dergilerine “Muhafazakâr Demokrat İnkılâp” diye manşet atıp, Erdoğan Devrimini muştulamışlardı. Araştırmacımız da bu.

Aslı Aydıntaşbaş’ın Cumhuriyet’te yazar olduğu bir yeni medya düzeninden söz ediyoruz; Polisin zırhlı aracına arkalanıp Sur’daki çatışmaları devletin kanalında haber yapan terör uzmanlarından… Tayyip Erdoğan’ı Mustafa Kemal’e, AKP’yi CHP’ye benzeten ve AKP’yi ancak Kemalizm’e küfür ederek yazabilen Kemalist gazete yazarlarından… Sürgündeyken Sözcü’den Habertürk’e transfer olan ve bu transfer öncesinde iktidar mabadı yalayıp, havuz tipleri sıvazlayan garip âdemlerden. Ahmet Hakan’ı, Şirin Payzın’ı, Cüneyt Özdemir’i solcu sanan muhalif yayınlardan… Cübbeliyi her gün ekrana çıkarıp yine de sağlam laik kalanlardan… Porno yazan ahlakçılardan, yanında kiralık fahişe ile dolaşan dindarlardan, 11 ay evlilik programı yayınlayıp 1 ay Kuran dağıtan kanallardan, çoluk çocuğa tecavüzü tedbir haline getirmiş dini yurtlardan, düşmüş Halep’e yardım toplayan yardım kuruluşlarından, ününü döviz sıfırlamakla yapmış Dolar karşıtlarından, Amerika’nın kucağına oturmuş Anti-Amerikancılardan…

xxx

Mesele toplumun dinselleştirilmesi değil yalnızca. Geri kalanının da falcı, büyücü, melek kovalayıcı, kişisel gelişim arayıcı, enerji alıcısı, tarot bakıcısı, aşk arsızı olması. Siyasal İslam kendisiyle birlikte bütün inançları, bütün değerleri parçalayıp yıktı. O yıkıntıda her tür batıl-boş inanç kendine yol buluyor, yayılıyor.

Şarlatanlığı yeşerten iklim budur. Kuraldır, dinselleşme arttıkça ahlak azalır. Ahlakın az, dinin ve batıl inancın çok olduğu bir dönemden geçiyoruz.

xxx

Sabahtan akşama kadar şarlatanların ağzından din anlattığınız, hurafe dinlettiğiniz seyirci haklı olarak soruyor; “Bir Müslümana helal olmayan bayanla sohbet etmek haram değil midir?” Geçtik Müslümanı, bu “bayan”larla, bu “bay”larla sohbet etmek benim gibi diyalektik materyalistlere bile haram. Nurettin Yıldız Hocaya, Cübbeli Ahmet’e ilk defa katılıyorum; Bunu yapacaklarına otursunlar evlerinde. Örtünsünler, bize görünmesinler!

http://haber.sol.org.tr/

SİZİN YORUMLARINIZ

Reklam

Namaz Vakitleri

Videoerk

videoerk

GAZETE SAYFALARI

Gazete Manşetleri

Mekke Medine Kudüs Canlı Yayın

Mekke Medine Kudüs Canlı Yayın

Twitter

Puan Tablosu

Takımlar
O
P
  • 1
    Galatasaray
    11
    26
  • 2
    Medipol Başakşehir
    11
    23
  • 3
    Beşiktaş
    12
    22
  • 4
    Kayserispor
    11
    19
  • 5
    Demir Grup Sivasspor
    11
    19
  • 6
    Teleset Mob. Akhisarspor
    12
    18
  • 7
    Bursaspor
    11
    17
  • 8
    Fenerbahçe
    11
    17
  • 9
    Göztepe
    11
    17
  • 10
    Aytemiz Alanyaspor
    11
    14
  • 11
    Evkur Yeni Malatyaspor
    11
    14
  • 12
    Trabzonspor
    11
    13
  • 13
    Kasımpaşa
    11
    12
  • 14
    Antalyaspor
    11
    12
  • 15
    Atiker Konyaspor
    11
    10
  • 16
    Kardemir Karabükspor
    11
    8
  • 17
    Osmanlıspor FK
    11
    8
  • 18
    Gençlerbirliği
    11
    8

Facebookta Mahihaber

2017 Dini Günler

2017 Dini Günler

tesbihatlar

tesbihatlar