Mahihaber - Dini Haberler - Diyanet Haberleri

Şeytan dinin neresinde? diyen yazar haklı mıdır

Cumhuriyet'ten Tayfun Atay'ın yazısı ve cami cemaati ve genelevci

2017-11-05 15:38:00
Şeytan dinin neresinde? diyen yazar haklı mıdır

Cumhuriyet'ten Tayfun Atay, yine müslüman kesimin bir ilanı üzerinden dikkate değer bir yazı kaleme almış. Yazıyı okuyunca aklımıza ilk önce malum hikaye geldi.

Küçük kasabanın birinde, bir caminin tam karşısında arazisi olan adam, arazisi üzerine bir genelev inşa etmeye başlamış.

İmam ve cemaat buna şiddetle itiraz etmişler, ancak mal sahibinin kendi arazisi üzerine nasıl bir iş yeri açacağına da yasal olarak karşı çıkamamışlar. Tüm cemaatin tek yapabildiği şey, imamın öncülüğünde bu genelev için hergün beddua etmekten öteye geçememiş.

İnşaat ilerlemiş ve açılışına birkaç gün kala her nasılsa şiddetli bir yıldırım düşmesi sonucu genelev yerle bir olmuş.

Caminin cemaati bu olaydan duydukları büyük memnuniyeti saklamaya gerek görmemişler, ancak genelev sahibi adam, cami imamının ve cemaatin direk veya indirek olarak bu hasardan sorumlu oldukları iddası ile camiye karşı tazminat davası açmış.

Cami imamı ve cemaat, savcılığa verdikleri savunmalarında bu konuda herhangi bir şekilde sorumlu tutulmalarına şiddetle itiraz etmişler. Bu olayın kendi dualarından dolayı meydana gelmiş olabileceği iddiasını da kabul etmemişler.

Gerekli tüm belgeler tamamlanıp mahkeme günü geldiğinde hakim dosyayı dikkatle incelemiş ve taraflara dönüp:
“Bu konuda nasıl bir hüküm verebileceğimi bilmiyorum,” demiş. Ancak dosyadaki tutanaklara bakarsak ortada tuhaf bir durum var. Taraflardan birisi duanın gücüne inanan bir genelev sahibi, diğeri ise duanın gücüne kesinlikle inanmayan bir imam ve cemaati!..”

Hikaye bu. Biz duanın gücüne inanan genelevciyi de inamayan cemaati de tasvip etmiyoruz. Her ikisi de belli çerçevede günahkar. 

İşte tam burada Cumhuriyet'ten Tayfun Atay'ın yazısı karşımıza çıkıyor.

Cumhuriyet yazarı Tayfun Atay, Karamanoğlu Mehmet Bey Üniversitesi'nin, İslami İlimler Fakültesi'nin "Kur'an ve sünnet rehberliğinde şeytanla mücadele edecek insan eğitimi üzerine çalışmaları bulunan" yardımcı doçent ilalına tepki gösterdi. "Şeytanla mücadeleye bir 'Âyet’ül kürsî' okumak yeterken siz üniversitede 'kürsü' kurmaya kalkışıyorsunuz!.." diyen Atay, "Hep diyoruz, ne İslam’la, ne de dinle alâkası var bunların... Dinbazlık da dinbazlık, işte o kadar!.." ifadelerini kullandı.

Tayfun Atay'ın "Şeytan dinin neresinde?" başlığıyla (5 Kasım 2017) yayımlanan yazısı şöyle:

Karamanoğlu Mehmet Bey Üniversitesi, “şeytanla mücadele edecek” yardımcı doçent aradığını belirterek İslam tarihinde yeni bir sayfa açtı; kendilerini tebrik ediyoruz!..

Şeytanla mücadelenin Hristiyanlığın tarihinde ağırlıklı ve kapsamlı bir yeri vardır da bu, İslam’a yabancı bir “garabet”tir.

İncil’de İsa, bir “şeytan-çıkartıcı” (“Exorcist”) olarak da takdim edilir.

Roma Katolik Kilisesi, 1614’te içine şeytan girmiş insanları kurtarma ve şeytanı çıkarıp atma (“cast out”) uğraşında bulunacak rahipler için resmi bir ayin prosedürü (“Rituale Romanum”) kullanıma sokmuştur.

Şeytan-çıkartmaca (“Exorcism”) Protestanlıkta da var. Ama sadece Hristiyanlığa özgü değil. Yahudi inancında da bu karşımıza çıkıyor.

Demek ki insanlara musallat olmuş, onların içine giren, zihnini kontrol eden, bedenini şekilden şekle sokan şeytanla mücadele, Yahudi-Hristiyan geleneğinde “resmen” ve bir uzmanlık alanı olarak söz konusu.


İslam’da ise böyle bir durum yok.

Cinlerle (ki cinler iyi de olabilir; her cin, şeytanla ilişkili değildir) mücadele diye “halk İslamı”nda gözlenen cin-çıkartma pratikleri ve bunları yapan “cinci hoca”lar “kitabî İslam” ve onun temsilcisi ulema tarafından “hurafe” kapsamında sayılır.

Aslında dikkatli bakış, şeytanın İslam’da gayet “lüzumlu” bir varlık olduğunu düşünmeye el verir.

Çünkü şeytan, Allah’ın izni ve verdiği “mühlet”le hareket etmektedir.

O, “İblis” olarak Âdem’e secde etmeyip Allah’ın emrine karşı gelmiş ve Allah tarafından kovulmuştur. Ancak yememiş içmemiş, kıyamete kadar insanları azdırma yolunda Allah’tan izin istemiştir.

Allah da bu izni vermiştir ona! Üstelik onunla güzel güzel konuşarak:

“(İblis): ‘Rabbim! Öyle ise onların tekrar diriltilecekleri güne kadar bana mühlet ver’ dedi. Allah: ‘Şüphesiz sen süre verilenlerdensin’ buyurdu. ‘Bilinen vaktin gününe kadar.’ (İblis) dedi ki: ‘Rabbim! Beni saptırmana karşılık; andolsun ki ben de yeryüzündeki kötülükleri süsleyip onlara güzel göstereceğim ve onların hepsini saptıracağım. Ancak onlardan ihlaslı kulların hariç.’ Allah: ‘İşte bana varan dosdoğru yol budur’ buyurdu” (Hicr Sûresi: 36-41).

Demek ki şeytan, ne yapıyorsa Alah’ın izniyle, onun bilgisi dâhilinde yapıyor. 
O, Allah’tan aşağıda, ona tâbi şekilde ve insan için bir “imtihan vasıtası” olarak işlerliğe sokulmuş. “Vesvese” ile, hile ile, yanlışı (“bâtıl”) doğru (“hak”) gösterip insanı saptırma ile işlevselleşmekte, o kadar...

Bu doğrultuda İslam’da şeytan, insan üzerinde mutlak hâkimiyet kuramaz, fiziksel yapısına etki edemez, Hristiyanlıkta inanıldığı gibi içine de giremez. O, mücadele edilecek bir varlık konumunda ve derecesinde değildir. Kendisi bile Kur’an’da bunu gayet “mütevazı” ifade eder: “Sizi ancak kendi yoluma davetettim ve siz de geldiniz. Zaten üzerinizde benim bir gücüm yoktu, dolayısıyla beni kınamayın, kendinizi kınayın” (İbrahim Sûresi: 22).

Hristiyanlıkta “Eski Ahid”den “Yeni Ahid”e geçilirken başlangıçta Tanrı’dan daha aşağı konumdaki şeytanın sonra Tanrı’nın rakibi bir kötü güç durumuna geldiği kaynaklarda kaydedilmekte (TDV İslam Ansiklopedisi, “Şeytan” maddesi). Ama İslam’da (Kur’an’da belirtildiği gibi) öyle ahım şahım bir gücü olmayan, hile ve tuzakları zayıf olan şeytanla Hristiyanlıktakine benzer şekilde “hagala-hugala” mücadele yok.

Bir dua okumak, hatta “kelime-i tevhid”i zikretmek (“La ilahe illallah Muhammedün Resülullah”) kâfi şeytanı “kışkışlamak” için...

Hâl böyleyken Karaman’daki üniversite, “Kur’an ve Sünnet rehberliğinde şeytanla mücadele edecek insan eğitimi” üzerine çalışmaları olan bir “yardımcı doçent” ilanı vermiş!..

Bu komik ilanın esbab-ı mucibesi ne olabilir?.. Tahmin yürütelim:

İhtimal, bu başlık altında bir doktora tezi hazırlandı; bu tezde Batı’da yaygın ve Hristiyanlığın “istenmedik yan ürünü” olan “Satanizm” üzerine bir değerlendirmeye gidildi; nihayet, “Satanizmle ancak İslam başa çıkar” şeklinde de bir “sonuç” tesis edildi.

İşte böyle bir “adrese teslim” kadro gibi görünüyor söz konusu ilan... 

Öyle ya da değil, bilemiyoruz ama her ne olursa olsun yazık günah; şeytanla mücadeleye bir “Âyet’ül kürsî” okumak yeterken siz üniversitede “kürsü” kurmaya kalkışıyorsunuz!..

Hep diyoruz, ne İslam’la, ne de dinle alâkası var bunların...

Dinbazlık da dinbazlık, işte o kadar!..

Cumhuriyet / Tayfun Atay

SİZİN YORUMLARINIZ

Reklam

Namaz Vakitleri

Videoerk

videoerk

GAZETE SAYFALARI

Gazete Manşetleri

Mekke Medine Kudüs Canlı Yayın

Mekke Medine Kudüs Canlı Yayın

Twitter

Puan Tablosu

Takımlar
O
P
  • 1
    Galatasaray
    12
    26
  • 2
    Medipol Başakşehir
    12
    26
  • 3
    Beşiktaş
    12
    22
  • 4
    Kayserispor
    11
    19
  • 5
    Demir Grup Sivasspor
    11
    19
  • 6
    Bursaspor
    12
    18
  • 7
    Göztepe
    12
    18
  • 8
    Teleset Mob. Akhisarspor
    12
    18
  • 9
    Fenerbahçe
    11
    17
  • 10
    Aytemiz Alanyaspor
    11
    14
  • 11
    Evkur Yeni Malatyaspor
    11
    14
  • 12
    Trabzonspor
    11
    13
  • 13
    Antalyaspor
    12
    13
  • 14
    Kasımpaşa
    11
    12
  • 15
    Atiker Konyaspor
    12
    11
  • 16
    Kardemir Karabükspor
    11
    8
  • 17
    Osmanlıspor FK
    11
    8
  • 18
    Gençlerbirliği
    11
    8

Facebookta Mahihaber

2017 Dini Günler

2017 Dini Günler

tesbihatlar

tesbihatlar