Mahihaber - Dini Haberler - Diyanet Haberleri

TBB'den Sonra İstanbul Barosu da Müftü Nikahına Karşı

İstanbul Barosu, Müftülerin nikah kıyması Anayasaya aykırı

2017-07-27 12:05:00
TBB'den Sonra İstanbul Barosu da Müftü Nikahına Karşı

İstanbul Barosu hükümet tarafından TBMM'ne sunulan tasarı ile Nüfus Hizmetleri Kanununda değişiklik önerilmesi  ve bu bağlamda Müftülüklere doğrudan nikah kıyma yetkisi verilmesi ile ilgili bir yazılı basın açıklaması yaptı.

Baro tasarı ile getirilmek istenen değişikliğin Anayasaya aykırı olduğunu ve Cumhuriyet niteliklerinden vazgeçmek olduğunu belirterek şu görüşlere yer verdi;

"Bu tasarı ile getirilmek istenen değişiklik, toplumda zaten yaşanan kutuplaşmayı zirveye çıkaracak çok ciddi sonuçlar doğuracaktır.

Bu tasarı ile getirilmek istenen değişiklik, başlayan çifte hukuk tartışmasının zeminini güçlendirecektir.

Öncelikle belirtilmelidir ki; Anayasamızın 174. Maddesi, böyle bir düzenlemeye asla olanak vermez. Resmi nikah, kimin kıydığıyla ilgili olmanın çok ötesinde anlamlar taşıyan bir ağırlıkla, İnkılap Kanunları içinde sayılmıştır. Anayasamız, bu kanunun Anayasaya aykırılığının da ileri sürülemeyeceğini öngörmektedir. Daha açık deyişle, Anayasadaki düzenleme, İnkılap Kanunlarını Anayasa değerinde, ona "değiştirilemez" hükmünün atfedilmesine neden olacak bir "hiyerarşiye" taşımıştır. Bunun nedeni de, Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşundaki tarihsel birikimin yansıması niteliğini taşıyor olmasıdır. İnkılap Kanunlarının değiştirilmesi, Cumhuriyetin niteliklerinden vazgeçilmesi anlamını taşır.

Bu tarihsel birikimin kaynağını da Lozan Antlaşması tayin etmektedir. Lozan'da bu talep, müzakereci ülke temsilcileri tarafından Türkiye'ye karşı ileri sürülmüştür. Türkiye'nin laik medeni kanun uygulaması ve herkesin "aynı ve tek" uygulamaya tabi olacağının teminatını vermesi üzerine müzakereci ülkeler ikna edilebilmiştir. Bu nedenle, ülkemizde azınlıkların tabi oldukları dinsel kurumsallıkların temsilcilerine de, evlendirme memurluğu yetkisi verilmemiştir. Hatta, bu hükme itiraz eden Yunanistan'ın Milletler Cemiyeti nezdindeki itirazından sonuç alabilmesi de bu nedenle mümkün olamamıştır. En açık deyişle, Türkiye'nin "Laik Cumhuriyet" niteliği, bu sorunun çözüm anahtarı olabilmiştir. Hükümet tarafından tasarlanan değişiklik, bu niteliğin değişmesine işaret edecektir.

Üstelik bu değişiklik, çok ciddi başka sorunların da daveti anlamına gelecektir: 

Bir dini makamın bu yetkiyi alması, herkesin tabi olduğu "laik hukuk kurallarından" vazgeçilmesi anlamını taşıyacaktır. Vatandaşlar arasındaki bu ayrım, ülkemizdeki başka dinlere mensup yurttaşlarımızın da dini makamlarına evlenme akdinin yapılmasına ilişkin talep açma yetkisi verecek, Papaz, Haham gibi dinsel makamların da bu yetki ile donatılması kaçınılmaz olacaktır.

Sorun bununla da sınırlı kalmayacaktır. Türk Vatandaşları arasında da, nikahını Belediye'de veya Müftülüklerde kıyanlar gibi "çok tehlikeli" bir ayrım ortaya çıkacak, bu da var olan kutuplaşmayı  –üstelik de dinsel temel üzerinden-  olağanüstü tehlikeli bir boyuta taşıyacaktır. Ayrışan toplum, Müftülüklerde kıyılan nikahları, "dinsel içerikli" sayarken, Belediyede kıyılan nikahlara, bu nitelikten yoksun olduğu iddiası ile "başka türlü" bakacaktır.

Bu değişikliğin, Türkiye'de "çifte hukuk" tartışmasını yeniden gündeme getirmesi de kaçınılmaz olacaktır. Müftülükte kıyılan nikahın, tabi olduğu hukuksal temelin gündeme gelmesi ve giderek oradaki nikaha ayrı bir "kutsiyet" atfedilmesi gibi bir tehlike, toplumun sadece ayrışmasını değil, adalet mekanizmasının bozulmasını da sağlayacaktır. Zaten çok sorunlu olan adalet mekanizmasının, özünden yaralanmasına neden olacak bu tartışma, tamiri mümkün olamayacak yeni bir süreci ifade edecektir.

İçinde bulunduğumuz zaman dilimi, karşı karşıya bulunduğumuz siyasal /sosyal sorunlar yumağı, bu tartışmaları kaldıramaz. Ulusal ve uluslararası alanlarda yaşadığımız gerçekliklerin bizi Türkiye Cumhuriyetinin "kuruluş ayarlarına" sevketmesi gerekirken, bu ayarlardan bir noktada daha uzaklaşmaya neden olacak yeni bir alana yönelinmesi, kimseye yarar sağlayamayacaktır. Bu tasarıyı gündeme getirenler de bilmelidirler ki, toplumdaki kutuplaşmanın dinsel referanslı bir ağırlığa bürünmesinin başka ülkelerdeki tarihsel sonuçları çok ağır olmuştur. Herhalde istenen, beklenen veya arzulanan bu değildir.

Bu tasarı, yaklaşan seçimler nedeniyle toplumdaki duyarlılıkları kaşıyan ve özü itibariyle "oy konsolidasyonunu" amaçlayan bir stratejinin parçası ise, kullanılan enstrüman yanlıştır, tehlikelidir ve ölçüsüzdür. Bu tasarı ivedilikle geri çekilmelidir." 

SİZİN YORUMLARINIZ

Reklam

Namaz Vakitleri

Videoerk

videoerk

GAZETE SAYFALARI

Gazete Manşetleri

Mekke Medine Kudüs Canlı Yayın

Mekke Medine Kudüs Canlı Yayın

Twitter

Puan Tablosu

Takımlar
O
P
  • 1
    Galatasaray
    12
    26
  • 2
    Medipol Başakşehir
    12
    26
  • 3
    Beşiktaş
    12
    22
  • 4
    Kayserispor
    12
    22
  • 5
    Fenerbahçe
    12
    20
  • 6
    Demir Grup Sivasspor
    12
    19
  • 7
    Bursaspor
    12
    18
  • 8
    Göztepe
    12
    18
  • 9
    Teleset Mob. Akhisarspor
    12
    18
  • 10
    Aytemiz Alanyaspor
    12
    17
  • 11
    Trabzonspor
    12
    16
  • 12
    Kasımpaşa
    12
    15
  • 13
    Evkur Yeni Malatyaspor
    12
    14
  • 14
    Antalyaspor
    12
    13
  • 15
    Atiker Konyaspor
    12
    11
  • 16
    Osmanlıspor FK
    12
    8
  • 17
    Kardemir Karabükspor
    12
    8
  • 18
    Gençlerbirliği
    12
    8

Facebookta Mahihaber

2017 Dini Günler

2017 Dini Günler

tesbihatlar

tesbihatlar