Mahihaber - Dini Haberler - Diyanet Haberleri

Türkiye'de Dindarlık %63'lere Düştü

Türkiye'de toplumun dine ve dini değerlere bakışı %99!u Müslüman denilen toplumun nasıl bir manevi yıkım yaşadığını acıkça gösteriyor

2017-11-27 22:00:00
Türkiye'de Dindarlık %63'lere Düştü

Ve Türkiye, İslam'dan Uzaklaşıyor

MAK Danışmanlık Anket Şirketi 12-18 Haziran tarihleri arasında "Türkiye'de toplumun dine ve dini değerlere bakışı" üst başlığı altında bir çalışma yayınlamıştı. 

Bu çalışma 12 Haziran- 18 Haziran 2017 tarihleri arasında Türkiye'de Toplumun Dine ve Dini Değerlere Bakışı Araştırması üst başlığı ile MAK DANIŞMANLIK tarafından 30 Büyükşehir ve (Ağrı, Aksaray, Artvin, Bayburt, Bitlis, Bolu, Düzce, Elazığ, Giresun, Gümüşhane, Karaman, Karabük, Kars, Kastamonu, Kırıkkale, Kırklareli, Kütahya, Nevşehir, Osmaniye, Sinop, Bilecik, Yozgat, Uşak) 23 il, 154 ilçede 5400 kişi ile YÜZYÜZE görüşmelerle yapılmış. 

Genelde dindar bilinen iller dışında daha laik çevrelerde yapılmış olsaydı, daha acı ve çarpıcı sonuçların çıkacağı açıktır.

Araştırmada deneklerin belirlenmesinde %53,5 erkek, %46,5 bayan olmak üzere cinsiyet dengesi oluşturulmaya çalışılmıştır.

Anket, 30 büyükşehir, 23 il, 154 ilçede 5 bin 400 kişi ile yüz yüze görüşmelerle yapılmıştı. 
Sonuçları oldukça ilginç. 

%99!u Müslüman bir ülke konumundan toplumun nasıl bir manevi yıkım yaşadığını görmek açısından sorulan sorular, ulaşılan sonuçlar, bazı analiz ve yorumlar oldukça çarpıcı

"Allah'ın varlığına, birliğine bizi yaratıp yaşattığına inanıyor musunuz?” şeklindeki soruyu yıllardır yüzde 99'u Müslüman diye ifade ettiğimiz toplumun sadece yüzde 86'sı Evet, diye yanıtlamıştı. 

Allah'ın sadece varlığına bizi yarattığına inanıyorum, ama her şeye karıştığını, düşünmüyorum diyen literal anlamda DEİST diye ifade edilebileceklerin oranı yüzde 6’ydı.

Hayır, Allah'a inanmıyorum diyerek ATEİST olduğunu ifade edebileceklerimizin oranı yüzde 4, farklı çekincelerle bu soruya Cevap yok/Kararsız diyenlerin oranı yüzde 4 olarak saptanmıştı.

Ortaya çıkan bu sonuçla; toplumun inanç erozyonuna karşı ivedilikle bir manevi kalkınma seferberliğine ihtiyaç duyulduğu açıktı.

Meleklere inanıyor musunuz?” sorusuna, araştırmaya katılanların yüzde 75'inin yanıtı Evet, olmaktaydı. Hayır, gözümle görmediğim varlıklara inanmam, diyenlerin oranı yüzde 15. Cevap yok/Kararsız oranı ise yüzde 10’u bulmaktaydı.

İmanın temel şartlarından olan: “Meleklere inanıyor musunuz?” sorusunu ise araştırmaya katılanların %75’i Evet, olarak yanıtlamıştır. Oysa meleklere iman konusunda toplumsal bilgisizliğin İslami anlamda insanların küfre düşme boyutunda inhirafına sebep olmaktadır. “Gözüyle görmediğine inanmama hastalığı” materyalizmin insanımızın inanç dünyasını nasıl törpülediğini göstermesi bakımından çok acıdır. Kaldı ki dine ait değerlerin pek çoğu beş duyu ile algılanamayan aşkın alana ait inanç esaslarıdır. Gayba ve uhrevi hayata inanmak Müslümanlığın temelini oluşturmaktadır. Bu anlamda dinin pek çok değeri, melekler, cinler, ruh, cennet, cehennem vd. kavramlar imani değer itibarıyla temel sayılır. Toplumun bu değerlerle teçhiz edilmesi, kimsenin görmediği yerde dahi bir gören var şuurunun kalp ve kafalara nakşedilmesi toplumsal ahlaki motivasyon içinde önemli konulardır.

Kur'an-ı Kerim ve diğer kitapların vahiyle geldiğine inanıyor musunuz?” sorusuna katılımcıların yüzde 76'sı Evet, Hayır, inanmıyorum diyenlerin oranı yüzde 14, cevap vermeyen veya kararsız oranı ise yüzde 10 civarındaydı.

“Kur'an-ı Kerim ve diğer kitapların vahiyle geldiğine inanıyor musunuz?” sorusunu da katılımcıların %76’sı Evet diye yanıtlamıştır.

Kur'an-ı Kerim'e inanmak bir bütün olarak inanmaktır. İçindeki hükümleri parçalayıp çıkarmadan, kavramların anlamlarını bozmadan, bağlamlarını koparmadan O'nu hayatın merkezine koymaktır. Yapılan kamuoyu araştırması toplumun bir kısmında; Kur'an-ı Kerim'in vahye dayalı ilahi bir mesaj olgusunun yıprandığını ortaya koymaktadır. Bunun sebep analizi ayrıca daha kapsamlı araştırmalarla incelenebilir ancak bu noktada dikkat çekmek istediğimiz konu bu oranlar bundan sonraki sorularla bir bütün olarak değerlendirildiğinde yeterince Kur'an eğitimi verilmediği anlaşılmaktadır.

Peygamberlere inanıyor musunuz? Hz. Muhammed (SAV) sizin için her anlamda örnek alınacak rol model/örnek insan mıdır?” sorusunu katılımcıların yüzde 63'ü Evet, şeklinde yanıtlamıştı. Yüzde 20'si Evet, Peygamberlere inanıyorum ama her konuda Hz. Muhammed (SAV) örnek alınacak rol model/örnek değildir cevabını veriyorlardı. Hayır, Peygamberlere inanmıyorum, diyenlerin oranı yüzde 9. Cevap yok/Kararsız oranı ise yüzde 8’i bulmaktaydı.

Öldükten sonra dirileceğinize ve bu dünyada yaptıklarınızdan hesaba çekileceğinize inanıyor musunuz?” şeklinde AHİRET İNANCI konusunda toplumsal algıyı anlamaya yönelik soruya, araştırmaya katılanların yüzde 73'ü Evet, diyorlardı. Aynı soruya katılımcıların yüzde 10'u ise, öldükten sonra dirileceğime inanıyorum ama hesaba çekilmeye inanmıyorum, derken, Hayır, öldükten sonra dirileceğime ve bu dünyada yaptıklarımdan hesaba çekileceğime inanmıyorum diyenlerin oranı yüzde 9. Cevap yok/Kararsız diyenlerin oranı da yüzde 8 olmaktaydı.

Kur'an-ı Kerim'in Türkçe mealini hiç okudunuz mu?” sorusunu katılımcıların sadece yüzde 17'si EVET, yüzde 60'ı HAYIR, yüzde 23'ü ise KARARSIZ/GÖRÜŞ YOK şeklinde yanıtlamışlardı.

Evinizde Kur'an-ı Kerim var mı ve düzenli aralıklarla okuyor musunuz?” sorusunu toplumun %25’i Evet diye cevaplamıştır. Evinde inanç kaynağı kitabı bulundurmayan ya da var olanı okumayan ya da okuduğunu anlamayan bir toplumun onu anlaması, doğru anlaması ve yaşamasını beklemek zaten sağlıklı bir beklenti olmayacaktır.

Cennete gideceğiniz kesin olsa; şu an Cennete gitmek için ölmeyi düşünür müsünüz?” sorusuna EVET diyenlerin oranı yalnız yüzde 15, HAYIR diyenlerin oranı yüzde 65, KARARSIZ/GÖRÜŞ YOK oranı yüzde 20 olmaktaydı. Yani Müslümanların %85’i Cennete ulaşmaktansa, dünyada yaşamayı tercih ediyorlardı.

Peygamberimiz Hz. Muhammed'in (SAV) hayatını hiç okudunuz mu?” sorusuna katılımcıların yüzde 23'ü EVET, yüzde 65'i HAYIR derken, KARARSIZ/GÖRÜŞ YOK diyenlerin oranı yüzde 12 kadardı.

Gusül abdesti alır mısınız?” sorusuna katılımcılardan Evet, asla gusül abdestim olmaksızın dışarı çıkmam diyenlerin oranı %65 iken, ara sıra gusül abdesti alırım diyenlerin oranı %17, gusül abdestini bilmiyorum/almam diyenlerin oranı ise %18’i bulmaktadır.

Kur'an-ı Kerim'i Arapça hattından okuyabiliyor musunuz?” sorusunu katılımcıların %32’si EVET diye yanıtlamıştır. Son birkaç yıldır okullarda seçmeli ders haline getirilen Kur'an-ı Kerim dersi Kur'an-ı Kerim'i orijinal hattıyla okumada biraz artış sağlasa bile araştırmaya katılanların yaş grafiği itibarıyla okuma oranının halen çok düşük olduğu anlaşılmaktadır.

İslam dini ile ilgili bilgileri daha çok hangi kaynaklardan öğreniyorsunuz?” sorusuna katılımcıların yüzde 30'u dini kitaplar derken yüzde 45'i internet, yüzde 20'si birine sorarak yüzde 5'i de KARARSIZ/GÖRÜŞ YOK diyorlardı.

Hiçbir Kur'an Kursu'na eğitim almak amacıyla gittiniz mi?” sorumuza EVET diyenlerin oranı %25, HAYIR diyenlerin oranı %65, KARARSIZ / GÖRÜŞ YOK oranı ise %10 civarındadır. Bu soruya verilen cevapların içinde yaz dönemlerinde camilerde verilen Kur'an dersleri de vardır. Ancak özellikle cami hocalarının eğitimci formasyonlarının yeterince olmaması, özellikle geçmişte bu kurslara katılan pek çok kişinin "kötü hatıralarını" anlatması durumunu karşımıza çıkarmaktadır. Bu anlamda hocalara yönelik hizmet içi formasyon kazandırıcı eğitimlere ve çok sıkı bir denetim mekanizmasına ihtiyaç duyulmaktadır.

Herhangi bir dini cemaate veya tarikata bağlı bulunuyor musunuz?” sorusuna EVET diyenlerin oranı yüzde 15 iken, HAYIR diyenlerin oranı yüzde 60, KARARSIZ/CEVAP YOK diyenlerin oranı yüzde 25 civarındaydı.

Araştırmayı yürüten saha ekiplerinin aktardığı bilgilere göre özellikle bu soruya cevap verirken katılımcıların çok çekingen ve tereddütlü yaklaştıkları, bir kısmının bir tarikat ya da cemaat bağlantısı olmasına karşılık bunu ifadeden çekindikleri anlaşılmaktaydı.

Dini bir cemaat görünümlü FETÖ terör örgütü tarafından yapılan 15 Temmuz darbe teşebbüsü dini grup, cemaat ya da tarikatlara bakışınızı nasıl etkiledi?” sorusuna vatandaşların yüzde 30'u olumsuz ya da şüphe ile bakmama neden oldu derken, yüzde 50'si, cemaat ya da tarikatların daha sıkı, illegal yapılanmalara zemin oluşturmayacak şekilde denetlenmesi gerektiğini açıklamışlardı. 

Yüzde 12'si ise dini grup, cemaat ya da tarikatlara bakışım değişmedi şeklinde yanıtlamış; yüzde 8'i ise KARARSIZ kalmıştır.

Siyasi bir seçimde (belediye-milletvekili vs.) adayın dinine düşkün biri olması sizin için ne kadar önemli?” sorusunu katılımcıların yüzde 51'i ÇOK ÖNEMLİ, yüzde 24'ü KISMEN ÖNEMLİ, yüzde 20'si ÖNEMLİ DEĞİL, yüzde 5'i KARARSIZ şeklinde yanıtlamıştır.

En can alıcı, Kur’an’a ilgi ve sevgiyi ortaya çıkarıcı; “Kur'an-ı Kerim'in Türkçe mealini hiç okudunuz mu?” sorusunu ise katılımcıların sadece %17’si EVET, %60’ı HAYIR, %23’ü ise KARARSIZ / GÖRÜŞ YOK şeklinde cevaplamıştır. 

Oysa Müslüman olduğunu söyleyen bir kişinin o dinin temel kaynağı olan kitapta ne yazdığını bilmemesi merak etmemesi, ilgi ve ihtiyaç göstermemesi kadar hayret verici bir şey olamaz. Elbette mealin o ilahi kaynağı mutlak anlamda anlamak için yeterli olmasa da içerik konusunda bir fikir vereceği de muhakkaktır. Maalesef günde 5 vakit namaz kılan insanlarında her gün 5 vakit namazda ortalama 40 defa okudukları ve bunu yıllarca fasılasız tekrarladıkları halde Fatiha'nın anlamını bilmedikleri bir toplumda yaşadığımız kesinlik kazanmıştır.

İşin daha acı ve çarpıcı tarafı, hem işbirlikçi iktidarlar, hem bu iktidarların ve dış odakların güdümündeki Dini kurumlar, Kur’an’ın mana ve mesajının anlaşılmasından gizli bir rahatsızlık duymaktadır. Kur’an’ın net ve doğru meali okunursa, kendi tahribat ve istismarlarının ortaya çıkmasından kuşku duyulmaktadır. Çünkü Yahudilerin Siyonist takımının, Hristiyanların emperyalist-Haçlı tabakasının ve bunların zulüm ve sömürü kuruluşlarının himayesinde şahsi ikbal ve iktidar arayanların MÜNAFIK oldukları Kur’an ayetlerinde açıkça vurgulamaktadır.

“Peygamberlere inanıyor musunuz? Hz. Muhammed (SAV) sizin için her anlamda örnek alınacak rol model / örnek insan mıdır?” sorusuna katılımcıların %63'ü Evet derken %20’si, Peygamberlere inanıyorum ama bazı konularda örnek alsam da her konuda Hz. Muhammed (SAV) örnek alınacak rol model / örnek değildir şeklinde yanıtlamıştır. Hayır, Peygamberlere inanmıyorum diyenlerin oranı %9. Cevap yok / Kararsız oranı ise %8.

“Kadere (Hayır ve Şerrin Allah'tan geldiğine) inanıyor musunuz?” sorusunu araştırmaya katılanların %55’i Evet, derken %15’i kadere inanıyorum ama insan kendi kaderini kendi yapar diyerek aslında ehl-i sünnet çizgisinin ötesinde cebriye mezhebi gibi bir anlayışa kaymıştır. Evet, kadere inanıyorum çünkü insanın zaten hiçbir iradesi yok, diyen %15 de mutezile diye tarihte bilinen başka bir itikadi alana savrulmuş durumdadır. İmanın 6 şartından biri olan kadere imanı ret eden Hayır, kadere (Hayır ve Şerrin Allah'tan geldiğine) inanmıyorum diyenlerin oranı ise %15’i bulmaktadır.

“Öldükten sonra dirileceğinize ve bu dünyada yaptıklarınızdan hesaba çekileceğinize inanıyor musunuz?” şeklinde AHİRET İNANCI konusunda toplumsal algıyı anlamaya yönelik soruya araştırmaya katılanların %73’ü Evet diyerek inandıklarını ifade ederken, aynı soruya katılımcıların %10’u öldükten sonra dirileceğime inanıyorum ama hesaba çekilmeye inanmıyorum derken, Hayır, Öldükten sonra dirileceğime ve bu dünyada yaptıklarımdan hesaba çekileceğime inanmıyorum diyenlerin oranı %17’ye ulaşmaktadır.

“Cennete gideceğiniz kesin olsa; şu an Cennete gitmek için ölmeyi düşünür müsünüz?” sorusuna EVET diyenlerin oranı sadece %15’te kalmaktadır. Oysa Allah'ın istediği, Peygamber'in gösterdiği istikamette, düzgün bir yaşayışın ödülü olmanın ötesinde Allah'ın lütfu olan cennet hayatı her Müslüman'ın en ulvi hedefi olmalıdır. Ancak şu fani ve fena dünya hayatı ona tapınır derecede bir toplum için yegâne amaç olmaya başlamış

“Peygamberimiz Hz. Muhammed'in (SAV) hayatını hiç okudunuz mu?” sorusunu katılımcıların ancak %23’ü EVET şeklinde yanıtlamıştır.
 İslam inancına göre O'na imanın Allah'a iman, O'na uymanın Allah'a uymak olduğu Hz. Peygamberin hayatını ve mesajını bilmek oldukça önemli sayılmaktadır. Son birkaç yıldır okullarda seçmeli ders haline getirilen Siyer-i Nebi (Hz. Peygamber'in Hayatı) dersi Peygamber'i, hayatını ve mesajını anlamak yerine O'nun haşa geçmiş çağlarda yaşamış bir Arap şeyhi şeklinde algılanmasına yol açmıştır.

“Camiye / mescide hangi sıklıkta gidiyorsunuz?” sorusuna Bayramdan Bayrama diyenlerin oranı %12 iken, Cuma Namazları ve Bayram Namazları bir de Kandil Günlerinde diyenlerin oranı %32, zaman zaman Vakit Namazları dahil Camiye gidiyorum diyenlerin oranı %13 civarındadır. Türkiye'de 84 bin 684 cami bulunmaktadır. Bu camilerin pek çoğu maalesef sadece Cuma, Bayram ve kandil gecelerinde dolmakta sair zamanlarda pek çoğunda 1 saf bile cemaat dolmamaktadır. Camilerin yeniden fonksiyonel hale getirilmesi şarttır. Bu amaçla son yıllarda başta DİB'nın bir gayreti olsa da bu konunun özellikle bir çalıştayla değerlendirilmesi faydalı olacaktır.

“Ramazan ayında oruç tutuyor musunuz?” sorusuna EVET, tüm Ramazan boyunca oruç tutarım diyenlerin oranı %45’te kalmıştır.

“İslam ülkelerinin (Hristiyan ülkelerin dini lideri papalık gibi) HALİFELİK benzeri bir dini liderliğe ihtiyacı olduğunu düşünüyor musunuz?” sorusunu, araştırmaya katılanların yüzde 54'ü EVET, yüzde 40'ı ise HAYIR şeklinde cevaplamıştır. Yüzde 6'sı ise KARARSIZ kalmıştır.

Bu anketin asıl son soruyu gündeme taşımak ve “İşte bakınız toplumun %50’den fazlası HİLAFET istiyor!” kanaatini oluşturmak için yaptırıldığı sırıtmaktaydı. Zira sadece %17’sinin o da ara sıra Kur’an Meali okuduğu bir toplumda, Kur’an ahkamına bağlı bir adalet nizamını uygulayacak bir HALİFEYİ isteyenlerin %51 oranında çıkması imkânsızdı… 

Son soruda sorulan Halife'liğin istenmesi dininden uzaklaşan fuhuş,faiz, zina batağına batan toplumun vereceği bir cevap olmaması gerektiği de gözlerden kaçmadı

Bu anket sonuçlarına sevinç çığlıkları atanlar da vardı!

Bu sonuçlara, Habertürk’ten Fatih Altaylı gibi: “Yüzde 99 Yalanının Sonu...” diye sevinenler de vardı. “Yalan” dediği şey “Yüzde 99’u Müslüman olan ülkemiz” iddiasıydı. 

AKP’nin anketçisi olarak bilinen MAK’ın Türkiye’de dini değerler üzerine yaptığı araştırma gerçekten çok ilginç sonuçlar ortaya çıkarmıştı.
- “Camiye veya mescide hangi sıklıkla gidiyorsunuz? sorusuna verilen cevaplar şöyle:
- Yüzde 12’si, “Bayramdan bayrama”...
- Yüzde 32 “Bayram ve cuma namazları için”...
- Yüzde 13 “Zaman zaman vakit namazları için de gidiyorum”...
- Yüzde 32 “Hiç gitmiyorum” diyor, yüzde 13 görüş bildiriyordu. Dikkat ettiniz mi, “Beş vakit camiye giderim” diyen yoktu. Ama anketin “Günde kaç vakit namaz kılarsınız” sorusuna sadece yüzde 22’si “beş vakit namaz kıldığı” cevabını veriyordu. Yani beş vakit namaz kılan var, ama beş vakit camiye giden yok denecek kadar az bulunuyordu. İlginç, “Hiç namaz kılmam” diyenlerin oranı da yüzde 22’ye ulaşıyordu.

“Öyleyse, hani nerede o sayısı 90 bine gelen camileri beş vakit dolduran “cami cemaati?” diye soruluyor ve “TÜRKLER CUMA, BAYRAM VE RAMAZAN MÜSLÜMANIDIR” kanaatine varılıyordu.

Ertuğrul Özkök şöyle devam ediyordu:
“Fatih Altaylı’nın, “Yüzde 99’u Müslüman olan iddiasının sonu”, Benim “Cami cemaati efsanesinin çöküşü” dediğim şey var ya... Bu iki cümlenin sağlaması da var. Cumhuriyet gazetesi yazarı Tayfun Atay Kadir Gecesi televizyon reytinglerini yazmıştı. Kadir Gecesi’nde “Survivor”ın en büyük rakibi, TRT’de yayınlanan “En güzel Kur'an okuma yarışması”nın finali olmaktaydı. Survivor, AB-ABC gruplarında gecenin birincisi olurken Kur'an Okuma Yarışması’nın final yayını 15’inci sırada kalmıştı. Yani yüzde 99’u Müslüman olan Türk seyircisi o akşam “Yahu Survivor’ın finali yarın, hiç olmazsa bu kutsal gecenin yüzü suyu hürmetine şu Kur'an yarışmasının finalini seyredeyim” dememiş durumdaydı.

İşte o anketin tüm detayları için bu linkten ulaşabilirsiniz 

http:// www.makdanismanlik.org/wp-content/uploads/2017/06/MAK-DANI%C5%9EMANLIK-T%C3%9CRK%C4%B0YEDE-TOPLUMUN-D%C4%B0NE-VE-D%C4%B0N%C4%B0-DE%C4%9EERLERE-BAKI%C5%9EI-ARA%C5%9ETIRMASI.pdf

enpolitik.com

SİZİN YORUMLARINIZ

Reklam

Namaz Vakitleri

GAZETE SAYFALARI

Gazete Manşetleri

Mekke Medine Kudüs Canlı Yayın

Mekke Medine Kudüs Canlı Yayın

Oyun ve Eğlence - Çocuklar İçin

Çocuklar için Oyun Eğlence

Twitter

Puan Tablosu

Takımlar
O
P
  • 1
    Galatasaray
    15
    32
  • 2
    Medipol Başakşehir
    15
    30
  • 3
    Fenerbahçe
    15
    29
  • 4
    Beşiktaş
    15
    27
  • 5
    Kayserispor
    15
    27
  • 6
    Göztepe
    15
    27
  • 7
    Trabzonspor
    15
    25
  • 8
    Bursaspor
    15
    24
  • 9
    Demir Grup Sivasspor
    15
    22
  • 10
    Teleset Mob. Akhisarspor
    15
    19
  • 11
    Kasımpaşa
    15
    18
  • 12
    Aytemiz Alanyaspor
    15
    17
  • 13
    Evkur Yeni Malatyaspor
    15
    16
  • 14
    Osmanlıspor FK
    15
    14
  • 15
    Atiker Konyaspor
    15
    14
  • 16
    Antalyaspor
    15
    14
  • 17
    Gençlerbirliği
    15
    12
  • 18
    Kardemir Karabükspor
    15
    8

Facebookta Mahihaber

2017 Dini Günler

2017 Dini Günler

tesbihatlar

tesbihatlar