Mahihaber - Dini Haberler - Diyanet Haberleri

Yine Cumhuriyet, Yine Hac ve Umre Konusu, Yine Çuvallama…

2017-02-25 06:45:25
Yine Cumhuriyet, Yine Hac ve Umre Konusu, Yine Çuvallama…

Yine Cumhuriyet, Yine Hac ve Umre Konusu, Yine çuvallama…

Cumhuriyet Gazetesi Yazarı Ahmet Tan bugün umre ve hac konusu ile Doları almış kaleminin önünde kendince makale bizce cahilane karalama yapmış..

Yazının başlığı “Umre müjdesi ve amâl defteri”

Yazıyı okudukça buram buram bilinmezliklerle, kulak dolgusuyla edinilmiş fikir kırıntılarının hasıl olduğu bir yazı ortaya koymuş.

Hani bir zamanlar Milliyet gazetesinin “Hac bu yılda Kurban Bayramına denk geldi” saçmalığı vardı ya, işte onu hatırlatacak bir yazı olmuş.

Aşağıda o makaleden alıntılar a yer vereceğiz.
Biz komiğimize giden ya da düzeltme babında olan düşüncelerimizi dile getirelim, bizim okurumuzda biraz gülümsesik istedik.

Ahmet Tan yazısından alıntılar ve doğrular

* Yazar yazısında “Gerçi umre ibadet-mibadet değil. Daha da önemlisi bir “itibar kazanma etkinliği”.demiş.

Cevap, umre ibadettir, “mibadet” tabi değildir. “Mibadet” ne demekse.. İtibar kazanma ise toplumun teveccühüne ermiş er kişiye aittir. Hac ve umre hatta namaz bile bugünün yaşantısında herkese nasip olmayacak bir ibadettir. Umre yapmak herkese nasip olmayacağı gibi bunu ibadet olarak kabul etmemek müminlerin dışında herkesin düşüncesi olabilir. Umrenin yapılması konusunda dinimizde emirler vardır. Emre uymak ibadetin ta kendisidir.

*
“Hem de “Külliyen Dolar Seferberliği” yaşadığımız bu dar günlerde! Ama din uğruna feda olsun,” demiş.

Dolarla gezmek sadece din uğruna yapılan seyahatlerde mi göze batıyor. Ya diğer turizm turlarına ne demeli. Neden kimse diğer turistik yolculuklarda harcananlara dikkat etmez.

*
“Resmi sitesinde umre kampanyasını başlatmış: – Kişi başı sadece 1950 dolar… (7 bin TL- dün akşamki kur.)” der..

Diyanetin umre fiyatları 950 -1950 dolar arasındadır.  Herkese, her keseye..

*
“Kurban Bayramı döneminde bir kez hac farz. Ama umre de boşa icat edilmiş değil.
Kara kışın ruhları bile donduran soğuğundan kurtulup Arabistan’ın sıcak güneşinde hazır yılbaşı da geliyorken birkaç hafta tatil.” diyen yazar en azından haccın Kurban Bayramında yapıldığını öğrenmiş.

Ancak gücü yeten Müslümana ömründe bir kez farz, her kurban bayramında bir kez farz değil..demek zorunda kalıyoruz. Umre soğuk günlerde yapılmıyor. Sıcak yaz günlerinde yapılıyor. Hele son yıllarda Temmuz sıcaklığında yapılan bir Ramazan Umresi var ki tadına doyulmuyor. Umre ve hacda yılın her dönemine denk gelebilir. İbadetlere, bilhassa namaza spor olarak bakanlar olduğu gibi umre ve hacca da gezi gözüyle bakanlarda var tabi, yazarımız da onlardan biri herhalde…

*
Zavallı yazar ” Hidayet umreden inayet Allah’tan!” demiş. Ancak bilmeli ki hidayette inayette Allah-u Teala hazretlerindendir.

*
“Kişinin yaşamı boyunca bu hesabı sağ – solundaki melekler, Kiramen Kâtipleri tutuyor ve Amâl Defteri’ne yazıyor. İnananlar için bu böyle. İnanmayana bir şey yok elbet.
Ancak teknoloji ışık hızı ile yarışıyor. Artık hesapları açmak için Mahşer’i beklemeye bile gerek yok.
Bu işi anbean – günbegün “Google” tutuyor.”

Cehalet, Kiramen katipleri ile Google aynı safa koyuyor. Şu ana kadar Google kalpten, akıldan geçenleri tespit edemiyor. Ama melekler Allah-u Tealanın izniyle her şeyi kaydediyor.Ayrıca Google yalan yanlış bir çok bilgi, iftira varken neyin doğru olduğu belli değil. Ancak “defteri amal” da her şey dosdoğru yazılıyor.”

*
“Çünkü dinler de insaniyet ve medeniyet gibi yerinde saymıyor. Değişiyor dönüşüyor.”

Zavallı yazar, insanların ideolojilerini de Allah’ın dini ile karıştırıyor. Yegane semavi din olan İslamiyet asla ve asla değişmiyor. Kur’anı Kerim’deki esaslar, hükümler, emir ve yasaklar ilk gün ne ise kıyamet kopana kadar da aynı kalacaktır. Asla ve kat’a değiştirilemez, değiştirmeye kimsenin gücü yetmez. Daha sivrisineğin bir kanadını yapamayan insanlık Allah-u Tealanın hangi hükmünü değiştirebilir. Eğer bugün uygulanmıyorsa bu insanların gafletidir, isyanıdır.

*
“İslamda, “kul hakkı” affı mümkün olmayan tek günah! Çünkü esirgeyen – bağışlayan her günahı affedebilen Yüce Tanrı, “kul hakkı”nı bağışlamayı kendi görev ve yetki alanının dışında tutuyor:
“Git kimin, kimlerin hakkını yediysen, onlarla hesaplaş!””

“İslamda, “kul hakkı” affı mümkün olmayan tek günah! yazdığı tek doğru.

Devamında ise “Tanrı” sözcüğü hoş kaçmamış.  Müslümanların inandığı ve tüm insanların inanmak zorunda kaldığı Allah’ı kast etmeliydi. Dedik ya, İslamın içine girmemiş yüzeysel bir Müslüman olarak baktığımız yazarın yabancı filmleri fazla izlemesini belli ediyor. Gülümsüyoruz, sadece.

Yazara göre Allah-u Teala “kul hakkı”nı bağışlamayı kendi görev ve yetki alanının dışında tutuyor” muş

Oysa, Kul hakkını Allah-u Teala kendi hakimiyeti içinde tutuyor. Her şeyi kendi kudretinde bulunduran Allah c.c Kul hakkını önemsiyor. Mutlak tutuyor. Ve haksızdan hakkını alma kudretini kendinde bulunduruyor. Adalet sahibi Allah-u Teala olduğunu bilmiyor.

***
Allah’tan sevgili yazarın İslamiyetle daha içli dışlı olmasını , hidayet bulmasını kalben diliyor ve yazdığı makaleyi sunuyoruz.

**************** EROL KARA –  04.12.2016 *******************************

 “Umre müjdesi ve amâl defteri”

Müjde, dün sabah cep telefonuma geldi: “Suudi Arabistan hükümeti ikinci kez umreye gidenlerden talep ettiği 540 (beşyüz kırk) Amerikan Doları uygulamasını kaldırmıştır. Tüm İslam âlemine hayırlı olsun. (İrtibat Tel:xxxx..350 5034)”

***

Hacı başı, 540 dolarlık haracı kurtardık.
Ama ya uçak, konaklama, yeme içme ve öteki masraflar? Hem de “Külliyen Dolar Seferberliği” yaşadığımız bu dar günlerde! Ama din uğruna feda olsun dünyanın “Güvenimiz Tanrı’yadır” yazılı parası! Üstelik Diyanet İşleri Başkanlığımız da konuya el atmış.

***

“Dolarları yastık altından çıkarın! Altın ve TL’ye çevirin!”
Emir yüksek yerden. İnşallah bir emir daha verir: Milyarı bulan kredi kartı ve banka borçlarını da sildirir. Hem umre için gitmeyin de demedi. Malum, “İtibardan tasarruf olmuyor!”
Gerçi umre ibadet-mibadet değil. Daha da önemlisi bir “itibar kazanma etkinliği”.
Önce itibar, yoksa olur dünya sana dar!
Doğru, Kurban Bayramı döneminde bir kez hac farz. Ama umre de boşa icat edilmiş değil.
Kara kışın ruhları bile donduran soğuğundan kurtulup Arabistan’ın sıcak güneşinde hazır yılbaşı da geliyorken birkaç hafta tatil.
Üstelik, Suudi dostlarımız bir de jest yapmışlar.
Münafıklar belki “Bunca vebali, günahı bir değil, bin umre bile silemez!” falan diyeceklerdir. Ama bir ilahi gerçek daha var:
– Hidayet umreden inayet Allah’tan!

***

Umre, hac mevsimi dışında yapılan Mekke ve Medine ziyareti anlamına geliyor. Yapan “yarı hacı” sayılıyor.
Bizim iktidar ricali, çoluk çocuk mükerreren umre yapıyor. Bu durumda, bu “yarımlar” sayesinde kaç kez tam hacılık çıktığının hesabını inşallah Külliye danışmanları sıkı tutuyorlardır.

***

İslamın özü, hesap tutmaktır.
Müslümanlığı öteki tüm dinlerden ayıran (ve bendenize göre de üstün kılan) bu özel hesap konusudur. Kişinin yaşamı boyunca bu hesabı sağ – solundaki melekler, Kiramen Kâtipleri tutuyor ve Amâl Defteri’ne yazıyor. İnananlar için bu böyle. İnanmayana bir şey yok elbet.
Ancak teknoloji ışık hızı ile yarışıyor. Artık hesapları açmak için Mahşer’i beklemeye bile gerek yok.
Bu işi anbean – günbegün “Google” tutuyor.
Özellikle de, “Mühim Siyasi Zevat”ın ağzından çıkanlar, tek tek kayda geçiriliyor. Yeri ve saati ile birlikte. Ağızdan çıkan her laf, öteki dünyayı beklemeden daha anında başa bela olabiliyor. Mühim zevat, bu yüzden semazenlik yapmak zorunda kalıyor. Kış günü. Dünya âlemin gözünde pörsümüş zerzevata dönüyor.
Geçelim.

***

İslamın özü hesap dedik… Ama şükür ki, “Men dakka dukka” ve “Kısasa kısas” zihniyeti aşılıyor.
Çünkü dinler de insaniyet ve medeniyet gibi yerinde saymıyor. Değişiyor dönüşüyor.
Ve şükür ki, artık hırsızın elini kolunu kesmekten vazgeçiliyor. Çünkü laiklik bir türlü aşılabilmiş ve şeriata hâlâ tam ulaşılmış değil.
Yoksa, bizim siyasi kulisler elsiz, kolsuzlarla dolacaktı. Hele de “Ona dokunmak ibadettir” diyen meczuplar çok şanslı. “Şirk koşma” cezasından dillerinin köpeklere verilmesinden kurtuluyorlar.

***

İslamda, “kul hakkı” affı mümkün olmayan tek günah! Çünkü esirgeyen – bağışlayan her günahı affedebilen Yüce Tanrı, “kul hakkı”nı bağışlamayı kendi görev ve yetki alanının dışında tutuyor:
“Git kimin, kimlerin hakkını yediysen, onlarla hesaplaş!”

***

Kul hakkı kıldan ince kılıçtan keskince bir konu.
İşi ahrete, mahşere bırakmak olmaz. Çünkü hakhukuk ne yazık birçok ülkede muktedir siyasilerin elinde veya etkisinde.
Muktedirin sicilini arada bir açıp bakmak gerek.
Dedik ya, bunun için mahşeri beklemeye gerek yok. Bir tık yetiyor: Adını soyadını yazıyorsunuz ekrana; yanına da “kul hakkı” sözcüğünü…
İki saniye içinde önünüze dökülüyor.
Tam 160 bin kez, o isim ile bu kavram bir araya gelmiş. Tek tek ve tüm haberleri inceliyorsunuz.
Muktedirin ağzından “kul hakkı” kavramının bir kez olsun çıkmadığını görüyorsunuz.
“Kul hakkı”ndan tek söz eden nedense ve sadece, muktedir olmayan muhalif lider.

http://www.cumhuriyet.com.tr/koseyazisi/6

SİZİN YORUMLARINIZ

Reklam

Namaz Vakitleri

Videoerk

videoerk

GAZETE SAYFALARI

Gazete Manşetleri

Mekke Medine Kudüs Canlı Yayın

Mekke Medine Kudüs Canlı Yayın

Twitter

Puan Tablosu

Takımlar
O
P
  • 1
    Galatasaray
    11
    26
  • 2
    Medipol Başakşehir
    11
    23
  • 3
    Beşiktaş
    12
    22
  • 4
    Kayserispor
    11
    19
  • 5
    Demir Grup Sivasspor
    11
    19
  • 6
    Teleset Mob. Akhisarspor
    12
    18
  • 7
    Bursaspor
    11
    17
  • 8
    Fenerbahçe
    11
    17
  • 9
    Göztepe
    11
    17
  • 10
    Aytemiz Alanyaspor
    11
    14
  • 11
    Evkur Yeni Malatyaspor
    11
    14
  • 12
    Trabzonspor
    11
    13
  • 13
    Kasımpaşa
    11
    12
  • 14
    Antalyaspor
    11
    12
  • 15
    Atiker Konyaspor
    11
    10
  • 16
    Kardemir Karabükspor
    11
    8
  • 17
    Osmanlıspor FK
    11
    8
  • 18
    Gençlerbirliği
    11
    8

Facebookta Mahihaber

2017 Dini Günler

2017 Dini Günler

tesbihatlar

tesbihatlar